İnatçı İşadamının Fendi Microsoft’u Yendi; 2ci El Yazılım Satışı Serbest Hale Geldi
Ergün Dinçer - ergun.dincer@turk.internet.com
08 10:00:00-09-2015

Bu yazı turk-internet.com adresinden yazdırılmıştır.

İnatçı bir iş adamının çabaları meyvalarını verdi ve Microsoft’un haksız bir uygulaması artık sona eriyor. Microsoft ürünlerinin 2.el satışını engellemeye çalışan Microsoft ile İşadamı Bülent Kozaklı arasında 2011’den bu yana sürmekte ve 2014’de lehde sonuçlanan dava, Microsoft tarafından taşındığı temyiz davasında Yargıtay tarafından verilen kararla Kozaklı lehine sonuçlandı. Davanın sonuçlarının 2.el yazılım kullanan işyerlerini ve özellikle internet cafeleri rahatlatacağı bildiriliyor.

2.El Yazılım, Lisans Ücreti Ödenmiş Yazılım olarak Yeniden Satılabilir

Uyanık işadamı Bülent Kozaklı 1997 yılında Almanya’da elektronik atık konusunda çalışırken, makinaların içlerindeki bu 2.el yazılımları satmayı düşünmüş ve gerçekleştirmiş. Ama Microsoft orada kendisini dava etmiş ve 4 yıl süren dava Kozaklı’nın zaferiyle sonuçlanmıştı.

Bu sonuca rağmen, Microsoft korsan olduğu iddiasıyla mahkeme kararı alarak, Kozaklı’nın 2011’de Türkiye’deki Verisil isimli firmasının ofisini basıp, kendisinin para ödeyerek aldığı yazılımlara da “2.el satamazsın” iddiası ile el koydu. Buna karşılık Kozaklı, İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde “ikinci el yazılım satışının yasaya uygun olup olmadığının mahkeme kanalıyla tespit edilmesi” için dava açtı.

İşte 3 hafta kadar önce Yargıtay kararı çıkan dava bu. Mahkeme ikinci el yazılım ticaretinin hukuka aykırı olmadığına karar verdi. Microsoft’un davayı taşıdığı Yargıtay da aynı kararı onadı. Microsoft’un ikinci el OEM yazılım ticaretinin yasal olmadığı yönündeki iddiasının hukuki dayanağı olmadığı böylelikle onaylanmış oldu.

2. El Yazılım Ticareti Almanya Ve Avrupa Ülkelerinde Yasal

ABD ve Almanya dâhil 22 ülkede ikinci el yazılım ticareti 2006 yılından bu yana serbestçe yapılıyor. Zaten Microsoft’un konuyu taşıdığı Yargıtay 11.Hukuk Dairesi de ; “Bilgisayar Programının ikinci el satışını yasaklayan OEM lisans Sözleşmesi 16. Maddesinin, 5846 Sayılı FSEK ‘nin 23/2 Maddesindeki emredici hüküm karşısında geçerli olmaması” şeklinde karar verdi. KMK Hukuk Bürosu kurucularından Av. Sefa KARCIOĞLU davanın önemini şu şekilde vurguluyor;


    “İkinci el yazılım satışı tüm dünyada tartışılan güncel bir konudur. Türk Mahkemeleri dava kapsamında yaptığı incelemeler neticesinde Avrupa Adalet Divanı Kararlarını, uluslararası sözleşmeleri ve 5846 Sayılı FSEK Genel Hükümleri çerçevesinde karar verdi. Yazılım üreticisi Microsoft’un ikinci el yazılım satışını engelleyici hükümler içeren lisans sözleşmelerinin “geçersiz olduğuna” hükmetti. Türkiye’de ikinci el yazılım satışının hukuka uygun olduğu yönünde karar verdi. Microsoft’a karşı kazandığımız bu dava Türkiye’de ilk ve tek olup emsal karar niteliğindedir. Artık son kullanıcılar, özel sektör, devlet kurum ve kuruluşları dâhil her dileyen eskimiş ya da kullanmak istemedikleri bilgisayarında yüklü lisanslı ürünlerini o bilgisayardan tamamen silmek koşuluyla istedikleri şekilde değerlendirebilirler”

Davayı kazanan Verisil firmasının yetkilisi Daniel Kozaklı ise şunları söyledi :

    “Almanya’da yıllardır 2. El yazılım alım satımı yapmaktayız. Söz konusu karar ile artık Türkiye’de de 2. El yazılım pazarı oluşacağı kesindir. Böylelikle başta devlet kurumları olmak üzere, binlerce bilgisayarı olan işletmeler, bilgisayarlarını yenilemek istediğinde, lisanslı ürünlerini çöpe atmayıp, ikinci el ürün olarak satabilecek ve hatırı sayılır oranda tasarruf sağlayacaklardır. İkinci el yazılım piyasanın oluşması ile kullanıcı bütçesine ve ihtiyaçlarına uygun bir ürünü kolaylıkla satın alacağından, korsan yazılım kullanmak istemeyecektir.”

Dava Türkiye’ye Ne Kazandırıyor?

Microsoft, OEM Lisans (Orijinal Malzeme Üretici Lisansı) diye isimlendirerek pazarladığı işletim sistemi yazılımlarının ikinci el olarak satılmasının hapis ve para cezasını gerektiren yasa dışı bir iş olduğunu iddia ediyordu. Bu nedenle de, daha düşük bütçeli firmaların kullanabileceği 2.el yazılımlar yıllardan veri çöpe atılıyordu. Bu kararın, özellikle internet kafeler açısından rahatlatıcı olduğu belirtiliyor. Daha önce Microsoft’un bazı uygulamalarını Rekabet Kurumuna şikâyet eden ve Microsoft’un uygulamalarının ülke menfaatlerini gözetmediğini iddia eden İstanbul İnternet Kafecileri Esnaf Odası (İİKO) Başkanı Metin BALTAOĞLU ise şunları söyledi :

    “Türkiye’de 2. El yazılım piyasasının oluşması öncelikle milli menfaatlerimiz ve sektörümüzün gelişimi için hayati derecede önem arz ediyor. İnternet Kafeler her 2-3 yılda bir bilgisayarlarını yenilerler, dolayısıyla daha önce lisans almış bile olsalar yeniden lisans almak zorunda kalırlar. Türkiye’de internet kafelerde 650-700 bin adet masa üstü bilgisayar olduğu, bunların 2-3 yılda bir değiştirildiği ve yeni sürüm bir işletim sistemi lisansının 550 TL’ye satıldığı bilinirse konunun maddi boyutu, hem sektörümüz hem de ülke ekonomisi üzerindeki boyutu net halde anlaşılır.

    Avrupa vatandaşı ikinci el yazılımı 2006 dan bu yana rahat rahat kullanırken Türk vatandaşı neden kullanamasın. Avrupa da ikinci el yazılım kullanmak serbest dediğimizde MS bizi duymazdan geliyordu. Şimdi bizde MS’e kulaklarımızı tıkacağız. Ta ki ülkemiz insanına saygı duyduklarını açıkça gösterecekleri güne kadar.

    Doğrusu İstanbul İnternet Kafecileri Esnaf Odası gerek üye sayısıyla gerek projeleriyle internet kafe esnafını temsil etme kabiliyetine sahip en önde gelen meslek teşkilatıdır. Üyelerimize ve sektör mensuplarımıza yaşattıkları için onları affedebiliriz fakat ülkemizi uğrattığı zararlar için Microsoft’tun devletimizden özür dilemesini bekliyoruz.

    Ayrıca ikinci el yazılım sektörünün gelişmesiyle birlikte korsan (emek hırsızı) kullanım oranının da yarı yarıya düşerek gelişmiş ülkeler seviyesine ineceği anlaşılmaktadır. Devletimizin bu emsal mahkeme kararının ülkemize sağlayacağı ekonomik faydalarını göreceğine ve ikinci el yazılım kullanılması yönünde gerekli uygulamaları başlatacağına gönülden inanıyorum. Bu davanın müspet neticesinin hem ülkemiz ekonomisinin kalkınması hem de Türkiye’nin uluslararası itibarı açısından hat safhada önem arz ettiğini görmemek için kör olmak gerekir”