Uzm. Av. S. Pelin Gürlek ile Gelir İdaresinin Yeni Elektronik Uygulamalarını Konuştuk
Fusun S.Nebil - fusun@nebil.com
24 09:00:00-06-2015

Bu yazı turk-internet.com adresinden yazdırılmıştır.

20 Haziranda Resmi Gazete'de yayınlanan tebliğler ile şirketlerin e-dönüşümündeki önemli adımlarından birisi olan e-'li hizmetler (e-fatura, e-defter vs) konusunda bazı genişletmeler geldi. Bugüne kadar gelinen noktada, sağlık, eğitim, yargı alanlarında e-devlet uygulamaları kullanılıyor ve şirketlerin bu sistemlere dahil olmasıyla, muhasebe sistemlerine şeffaflık ve hız gelecek. Genişletmelerin neler olduğunu Av.Pelin Gürlek'e sorduk.

turk-internet.com : VUK çerçevesinde eylül ayında elektronik yoklama uygulamasına geçilecek diyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız? Bu hangi firmalar için yapılacak ve firmalar bunun için nasıl hazırlık yapmalıdır?

Uzm. Av. S. Pelin Gürlek:
Vergi sistemimiz gelir ve beyana dayalı olduğundan, mükelleflerin katılımı önem arz etmektedir. VUK m. 127-133 arasında düzenlenmiş olan ‘Yoklama’ da mükellefleri teşvik amacı ile idarenin getirmiş olduğu mekanizmalardan biridir. Vergi mükelleflerinin tamamı yoklamaya her zaman muhatap tutulabilir. Öyle ki VUK m. 130 gereğince; mükellefe yoklama zamanı önceden bildirilmeden her zaman yoklama yapma yetkisi idareye verilmiştir.

Elektronik yoklama esasen mevcut yoklama faaliyetlerine ilişkin süreçlerin elektronik ortamda yürütülebilmesi, yoklama sonucu kayıt altına alınan verilerin GİB ve ilgilisine elektronik ortamda iletilebilmesini sağlayacak bir uygulamadır.

20.06.2015 tarihli Resmi Gazete ’de yayımlanan 453 sıra No.’lu VUK Genel Tebliğ ile uygulama usul ve esasları açıklanmıştır. Buna göre; e-yoklama fişleri yoklamaya yetkililer tarafından mobil cihazlar aracılığı ile elektronik ortamda oluşturulacak, yoklama yapılan ilgilinin elektronik imza aracı bulunup bulunmamasına bakılmaksızın yoklamaya ilişkin tutulan tutanak taraflarca imzalanacaktır. Tutanağın imzadan imtina edilmesi halinde yoklama fişinin örneği, nezdinde yoklama yapılana veya yetkilisine bırakılır. İlgili kişinin hazır bulunmadığı hallerde yoklama fişi ilgilisine 7 gün içerisinde gönderilecektir. Tebliğ’de Elektronik Yoklama Sisteminin uygulanmasına 01.09.2015 tarihi itibariyle başlanılacağı belirtilmiştir. Pilot bölge olarak Nisan ayından bu yana İstanbul’da uygulamasına geçilen e-yoklamanın işlerlik kazanması, idari personelin uygulamada sıkıntı yaşamamasına, teknik düzenin devamlılığına, uygulamanın istikrarla devam ettiriliyor olmasına da bağlıdır.

turk-internet.com : 20 haziranda yeni bir tebliğ ile elektronik defter tutma ve elektronik fatura kesme uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükellefler genişletildi. Bu genişletmeye kimler dahil? Bu firmaları nasıl bir süreç bekliyor?

Uzm. Av. S. Pelin Gürlek:
Elektronik defter tutma uygulaması, elektronik fatura yükümlüsü olarak belirlenen mükellefler için zorunludur. Bunun dışında, ihtiyari olarak elektronik defter ya da fatura düzenlemek isteyen mükelleflerin Gelir İdaresi’ne başvurarak aranan şartları tamamlamaları gerekmektedir.

Esasen e-fatura uygulaması yeni bir uygulama değildir. 2006 yılında yapılan düzenleme ile E-fatura uygulamasına özellikle telekomünikasyon sektöründe hizmet sunan operatör firmalar açısından geçilmişti. Bunun nedeni bu şirketlerin müşterilerinin çok sayıda nihai tüketiciden oluşuyor olmasıydı. 05.03.2010 yılında yayınlanan 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ile e-fatura uygulaması bildiğimiz anlamda başlatılmıştır. Takiben 416,421,424,433 ve 454 sıra No.’lu VUK Genel Tebliğleri ile bugün ki yasal düzenlemeye gelinmiştir.

Buna göre; Petrol Piyasası Kanunu kapsamında madeni yağ lisansına sahip olanlar ile bunlardan mal alan mükelleflerden tarih itibariyle belirlenmiş asgari brüt satış hasılatına sahip olan şirketler. Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı listedeki malları (kolalı gazoz, tütün ürünleri veya alkollü içecek) imal, inşa veya ithal edenler ile bunlardan mal alan mükelleflerden tarih itibariyle asgari brüt satış hasılatına sahip olan şirketlere ilave olarak aşağıda sayılan mükelleflere elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir.


    a) 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler.
    b) 6/6/2002 tarihli ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükellefler.
    c) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler.
    Ayrıca, Tebliğ kapsamında elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükelleflerin tam bölünme, birleşme (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme) veya tür (nev’i) değişikliğine gitmeleri halinde devrolunan veya birleşilen tüzel kişi mükellefler ile tam bölünme veya tür (nev’i) değişikliği sonucunda ortaya çıkan yeni tüzel kişi mükellefler de e-Fatura uygulamasına geçmek ve elektronik defter tutmak zorundadır.

Nihayet, e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükelleflerden, sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 11 inci maddesi kapsamındaki mal ihracı ve yolcu beraberi eşya ihracı kapsamında (DUTY FREE) fatura düzenleyecek olanların da bahsi geçen faturalarını da 1/1/2016 tarihinden itibaren e-fatura olarak düzenlemeleri yükümü getirilmiştir.

E-fatura kapsamına alınan mükelleflerin belirtilen süreler içerisinde GİB’e başvuruda bulunarak sisteme entegrasyonunu sağlaması gerekmektedir. Aksi takdirde; VUK m. 355 gereği özel usulsüzlük cezasına muhatap olabileceklerdir. Öte yandan elektronik defter tutma yükümü altında olup da tutmayan ve kağıt ortamında fiziki defter tutan mükellefler açısından da hiç defter tutmamış kabul olunarak, 1. Dereceden usulsüzlük cezası, re ’sen takdir, KDV indirimlerinin reddi gibi yaptırımlara muhatap kalma riski doğmaktadır. Bunların haricinde TTK m. 562 hüküm gereğince defterlerin tutulmaması, kayıt içermemesi, gereğince saklanmaması halleri adli ve idari para cezası uygulamasını da doğurabilecektir.

Yeri gelmişken, e-defter uygulaması hakkında da kısa bir açıklamada bulunmak isterim. E-defter uygulamasının konusu, Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir’dir. E-defterler, GİB mali mühürü ile onaylanmış elektronik dosyalardır.

Uygulamada, hesap döneminin açılışına ve kapanışına yönelik elektronik defter beratı alınmaktadır. E-defter uygulamasını kullanmak isteyen mükelleflerin e-fatura uygulamasına geçmiş olması gerekmektedir. Gerçek kişi mükelleflerin E-imza Kanunu çerçevesinde üretilen elektronik sertifikaya sahip olmaları, tüzel kişilerin ise e-fatura uygulamasından yararlanma iznine sahip olmaları ve bu çerçevede mali mühür temin etmiş olmaları, e-defter tutulması, saklanması, ibrazında kullanılacak yazılımın uyumluluk onayı bulunması gerekmektedir. Bu şartları taşıyan mükellefler ilgili bilgi ve belgeler ile yazılı başvuruda bulunurlar, İdarenin uygun görmesi halinde e-defter uygulamasına geçiş işlemleri başlatılmaktadır.

Sürecin usul ve esasları Gelir İdaresi’nin www.efatura.gov.tr/ sayfasında ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

turk-internet.com : Mevcut e-uygulamaları değerlendirebilir misiniz? Yani eksikleri var mıdır? Süreçlerin işlemeleri yolunda mıdır?

Uzm. Av. S. Pelin Gürlek:
E-devlet sistemi çatısı altında Gelir İdaresi tarafından hali hazırda yürütülen belli başlı projeler; e- fatura, e-defter, e-arşiv, e-bilet’dir. Sistemlerin teknik alt yapısı oluşturulmuş ve uygulamaya konmuştur. Uygulamanın yayılımı ile süreçte yaşanan aksaklıkların tecrübe edilmesi ile sistemin işlerliği sağlanacaktır.

Gelir idaresi sisteminin kendi içerisinde entegre şekilde ve düzenli işliyor olması bir yana, mükelleflerin sistem çerçevesinde kullandıkları yazılımlar (3rd Party) açısından sıkıntı yaşamaları halinde özel hukuk çerçevesinde çözüme ulaştırmak durumunda kalacakları anlaşmazlıkların Gelir İdaresine yansıyacak boyutları konusunda sıkıntı yaşanabilecektir. Örneğin, defter ve faturalara ilişkin saklama hizmeti sağlayan mükellefin kayıtlarına erişilememesi vergi ödevinin gecikmesine neticeten idare tarafından yaptırıma tabi tutulmasına sebebiyet verebilecektir. Her ne kadar bu tür yaptırımlara muhatap tutulması halinde mükellefin zararının özel hukuk sözleşmesi taraflarınca tazmini ve koşulları belirlenebilecek olsa da, bu tür aksaklıkların, idari açıdan değerlendirilmesinde doğrudan yaptırıma yönelik bir idari işlem ihdasına gidilmesi yerine, aksaklığın varlığının belge ile tevsik edilebildiği hallerde, konunun özel olarak değerlendirilmesi bekletici bir mesele olarak ele alınması uzlaşmacı bir çözüm olabileceği gibi muhtemel yargı yükünü de hafifletecektir.

turk-internet.com : Bundan sonrasında neler gelmelidir.. Bu konudaki gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Uzm. Av. S. Pelin Gürlek:
E-devlet uygulamalarının sürdürülebilirliği, teknik alt yapının yanı sıra kullanım alışkanlığına da bağlıdır. Gelir İdaresinin elektronik uygulamaya gitmesi sistemi, vergi sistemi açısından uygulamalarının hız kazanmasına sebebiyet verecektir inancındayım. mükellefler açısından sistemin işler olduğunun kabulü ancak yaygınlaşması ile mümkündür. Bugün artık vatandaşlarımızın çoğu, gerek operatör firmaların düzenlediği e-faturalar gerekse e- ticaret sitelerinin düzenlediği e-faturalar aracılığı ile e-fatura kavramına alışmıştır. Yine e-bilet uygulaması da; otobüs ve tren yolculukları açısından sıklıkla kullanımına başvurulan araçlar olarak alışkanlık yaratmaktadır. Türkiye genç nüfusu yoğun bir ülke olduğundan, teknolojiye karşı ilgi ve yatkınlık konusunda sıkıntı yaşamamaktadır.

Genel anlamda bakacak olursak, bugüne kadar gelinen noktada, ülkemiz e-devlet uygulamaları sağlık, eğitim, yargı yaygın seviyededir. Uygulamada yaşanan aksaklıklara rağmen bu sistemin mevcudiyeti dahi memnuniyet vericidir. Öte yandan, elektronik sistemler açısından yaşanabilecek sıkıntının bürokrasi temelli düşünce tarzında direnecek gerçek ve tüzel kişilerin yaratabileceği inancındayım. Teknoloji yapılabilecekleri göstermektedir ancak nasıl uygulanacağı bunu uygulayan beyinlerin algısı ile sınırlıdır.