15 Ağustos 2018, Çarşamba   |   English
Bir Bilişim Duayeni ile Kalp Sağlığı Üstüne
Yazan: Fusun S.Nebil      06 Kasım 2003, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Bu yıl Tübisad’ın ömür boyu başarı ödülü verdiği Prof.Dr.Oğuz Manas benim bilgisayarı kendisinden öğrendiğim hocam. Kimya Mühendisliği eğitim aldığım yıllardan kalan anılarımda, ateş saçan mavi gözleri ve en ufak bir ilgisizlik ya da dikkatsizliği, tam isabetle kafanıza yediğiniz tebeşirle cezalandıran hiperaktif hocam olarak hatırlıyorum kendisini.

Oğuz Manas, Türkiye’nin karanlık günlerinde, üniversite öğrencilerinin birbirlerini öldürdüğü o en kötü günlerde, öğrencilerin öğretim üyelerini dinlemedikleri ve hatta tartakladıkları bir dönemde, eğitim kadrosunun içinde yıldızlaşan, kendisini öğrencilere sevdiren, anlattıklarını dinleten ve öğrenciler üzerinde gerekli otoriteyi kuranlardan birisiydi.

Hocamı ödül aldığı için tebrik etmek üzere aradığımda, 18 ağustos’ta açık kalp ameliyatı geçirdiğini öğrenerek şaşırdım. Çünkü uzun yıllardan beri sağlığına ve yiyeceklerine dikkat ettiğini ve günde 3-4 saat olmak üzere sporla ciddi bir şekilde ilgilendiğini biliyordum.

Geçenlerde kendisiyle ameliyatını konuştuk. Anlattıklarını size de aktarmak istiyorum, çünkü hocam bu konuyu bile bir ders niteliğinde anlatıyor. Özellikle bilişim sektörünün orta yaş sınırındaki sakinlerinin dikkatlerine iletiyorum.

Füsun S.Nebil : Hocam sizin yoğun bir spor hayatınız olduğunu biliyoruz. Spor sizin için ne anlama geliyor?

Prof.Dr.Oğuz Manas :
Prensip olarak spor benim için önemli. Ama masa tenisi, yaşamımın önemli bir parçası. Yani kastettiğim nedir? Haftanın 3-4 günü masa tenisi tam bir şölen oluyor benim için. Yani bir kısmı spor, bir kısmı sohbet olmak üzere hayatımın önemli bir parçası.

Ben şeker hastasıyım. Spor yapmak bir yandan bu hastalık için önemli bir risk olmakla birlikte (şekerin aşırı düşme tehlikesi var), diğer taraftan bu hastalığı kontrol etmek için önemli bir araç. Ben spor yaparak
- Şeker hastalığımı kontrol ediyorum
- Sosyal aktivitemi yüksek tutuyorum
- Şeker dışı sağlığımı ve zindeliğimi muhafaza ediyorum

Sağlığa önem vermek demek, diğer konuları da yani gıda, kolestrol, tansiyon gibi konularda da ölçülü olmak anlamına geliyor. Sağlıklı yaşama önem vermek demek bu işte.

Ben çok genç yaşlardan beri spora düşkünüm. Hatta 1952-53 de liselerarası masa tenisi 3.cüsüyüm. Üniversitedeki yoğun iş hayatım beni bu spordan uzak tuttu ama 90’lı yıllarda yeniden başladım. 10 yıldan bu yana da düzenli bir şekilde masa tenisine devam ediyorum.

Füsun S.Nebil : Siz bu yıl kendi yaş grubunuzda masa tenisi dünya şampiyonasına katılacaktınız diye hatırlıyorum. Ne oldu şimdi son durum?

Prof.Dr.Oğuz Manas :
Bir şeyde başarılı olmak için kısa-orta-uzun vadeli hedefler koymak gerekli. Nerde olursa olsun. Örneğin ben telefon şebekesinin olmadığı yıllarda bilgisayar ağları hedefi koyup, yapmıştım.

Masa tenisinde de hedefim 2004 Tokyo Veteranlar Şampiyonası idi. Maalesef bu 4 aylık ara hedefimden kaydırdı. Gerçi doktorun dediği gibi aralık ayında daha iyi anlaşılacak.

Füsun Sarp Nebil : Ne oldu da Açık Kalp Ameliyatı oldunuz?

Prof.Dr.Oğuz Manas :
Şekerin 200 üstüne çıkması kılcal damarları tıkar. Ama bu kadar sporla damarlar nasıl tıkanır? Ben yılda bir kez dinamik kardiyo yani koşu pozisyonunda kalp ölçümleri yaptırıyordum ve sorun çıkmıyordu. Demek ki, o ölçümler yetersiz, durumu gösteremediği olabiliyor.

Temmuz ayında, oğlum Alphan’ın “Baba yeni bir sistem gelmiş. MR’lı anjiyo gibi bir şey. Sen bu kadar spor yapıyorsun. Haftada 7 gün efor sarfediyorsun. Gel bunu bir ölçtürelim” demesiyle başladı herşey.

Kalple ilgili ölçümleri şöyle sıralamak mümkün;
- Dinamik Kardiyo
- MR’lı Anjiyo
- Sintiyografi
- Anjiyo

Aslında oğluma “ben günde 3 saat spor yapıyorum. Bir şey olsaydı çoktan çıkardı” dedim ama yine de ölçüme gittim. İyi ki gitmişiz. Başta aort olmak üzere 3 damarımın tıkalı olduğu ortaya çıktı.

Ben de kalkıp İzmir’e gittim. Çünkü bütün güvendiğim kardiyolog dostlarım orada. Sintiyografım çekildi. Çok kritik bir görünüm ortaya çıktı. Hemen anjiyo dediler. Damardan girip bakıyorlar. Çıkan görünümü bilgisayarımda defalarca inceledim. Net oolarak 2 noktada tıkanıklık var. Açık kalp ameliyatı aslında tıkanıklığı çözmeyi hedefliyor. Balonla açmak gibi ön operasyonlar var ama benim durumum mutlaka bypass gerektiriyordu.

Ameliyatım % 1 risk taşıyordu. Çünkü enfaktüs geçirmeden gitmiş olacaktım. Açık kalp ameliyatı garantili. Doktor ded ki kalbin sorunu çözülmüş olacak.

Göğüs kafesi açıldı. Bu kafesin tekrar kaynaması 3 ayı buluyor. Spor yapamama nedenim bu. 4 saat süreyle kalp ve akciğeri devre dışı bıraktılar. Onun yerine bir cihaz bağlıyorlar. Bu kalp ve akciğerin vazifesini görüyor. Çünkü yapılan ameliyat bir damar bağlama işlemi. Tıkanık yerleri bypass edecek bir işlem yapılıyor. Bacaktan alınan damarlarla tıkanık bölümden önceki ve sonraki bölümler birbirine bağlanarak, tıkanık bölümün devre dışı bırakılması ve kanın yeni bağlantı üzerinden akması sağlanıyor.

Şu anda yaşam tempomda, spor dışında bir değişiklik yok. 2 ay istirahat ettim. Eskisi gibi 24 saat çalışmıyorum. Sabah 9’da ofise gidip, öğleden sonra 5’te dönüyorum. Çalışma tempom bu.

Füsun S.Nebil : Bir de kazandığınız ödülü sormak istiyordum size. Bu ödülü daha önce reddettiğinizi biliyoruz. Bu yıl duygularınızı öğrenmek isteriz.

Prof.Dr.Oğuz Manas :
Ödül daha önceki yıllarda TBD tarafından verildiği için almıyordum. Bu konuda polemik yaratmak istemediğim için nedenini söylemeyeceğim. Ama ödülün Tübisad tarafından verilmesi nedeniyle bu yıl kabul ettim. Böyle bir ödüle layık görülmek tabi ki beni mutlu etti.
Yazan: Fusun S.Nebil      06 Kasım 2003, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz