21 Temmuz 2018, Cumartesi   |   English
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'İnternet Zehirdir' Sözleri Üzerine Düşünceler...
Yazan: Fusun S.Nebil      31 Aralık 2017, Pazar      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde TÜBİTAK Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada İnternet ile ilgili sarfettiği cümlelerini okuduğumda 2 duygu yaşadım; birincisi "şaşkınlık"tı, ikincisi "merak".

Gönül isterdi ki, ülkemizin övündüğü genç nüfus, teknoloji alanında desteklensin. Ülkemiz internet hızında dünyanın 75ciliği yerine ilk 10'unda, 20'sinde olsun, fiber kablo miktarı 3-4 milyon km ve ortalama hızı da 15 Mbpslerde olsun. O zaman ülkemizdeki pek çok şey değişik olabilirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde TÜBİTAK Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada İnternet ile ilgili sarfettiği cümlelerini okuduğumda 2 duygu yaşadım; birincisi "şaşkınlık"tı, ikincisi "merak". Cumhurbaşkanlığı sitesindeki konuşma metninde bu sözler yer almıyor [1]. Ama Erdoğan gazetelerde okuduğuma göre törende internet konusunda şöyle bir şey demiş;

    "İnternet kafeler vardı şimdi iş evlerde kurulur hale geldi. Artık internetler eve yerleşti. Zehir evin içine girmiş vaziyette. Hocalarımız bu tehlikeden kurtulmamız lazım. Bu çok ciddi bir uyuşturucu müptelası. Bu noktada çok ciddi adımlar atmamız gerekiyor. "

Ama konuşmasının --Cumhurbaşkanlığı sitesinde de yayınlanan-- diğer bölümlerine baktığımızda, bu cümleler yer almıyor. Başka cümleler var. Şöyle ki;

    "Nasıl oldu da bilim ve teknoloji konusunda bu kadar geriye düştük. Kimileri buna maddiyat diyor, bazıları problemi beşeri sermayede arıyor… Son 2 asırda yaşadığımız geri kalmışlığı maddiyatla, bütçe ile insan kaynağı ile açıklamak eksik olacaktır. Ben burada temel meselenin zihniyet meselesi olduğunu düşünüyorum.

Bu tek bir konuşma içinde geçen 2 ifade arasında büyük bir çelişki ve bir yandan da "zihniyet meselesi" gibi bir teşhis koyma var. Aynı konuşma içindeki birinci bölüm teknolojiyi reddederken, ikincisi teknolojide neden geri kaldığımızı sorguluyor ve hatta teşhis koyuyor.

Hele şu cümleler iyice ilginç. İnsan okurken Atatürk'ün "istikbal göklerdedir" sözlerini hatırlıyor, hayallere dalıyor, çok mutlu oluyor;

    "Uzay üssü ile kendi uydumuzu da fırlatmanın yolunu arayacağız. Hedeflediğimiz şekilde milletimizi hayalini kurduğu otomobili ile de buluşturacağımıza inanıyorum. Bize verilen sınırları, prangaları parçalayıp atmamız gerekiyor."

Peki ama hangisi doğru? Biz teknolojiyi, internet olmadan mı kullanacağız? Bugün ülkemizde kıvılcım almış yavaş ama gelişen bir "ARGE" ve "Girişimcilik" gelişmesi var. Bunun temelinde ise "internet" var.

İnternet bilim adamları tarafından "paylaşım" ve "açık kaynak" üzerine kuruldu. Bu nedenle bugün internet üzerinde herkes eşit şartlara sahip. Yani fakiri de, zengini de Facebook'a, Twitter'a aynı şartlarda girebiliyor. Bu nedenle, dünyanın öbür tarafındaki bir web seminerine katılabiliyorsunuz, bir bilim adamına soru sorabiliyorsunuz ya da GitHub gibi paylaşımcı bir ortamda, dünyanın öbür ucundaki bir bilgisayarcının geliştirdiği kodları alıp kullanabiliyor ve üzerine bir şeyler geliştirebiliyor ve bu kodları paylaşabiliyorsunuz.

Dünya değişiyor. Belki 5, belki 10 yıl içinde tanıyamaz hale gelmemiz kaçınılmaz. Çünkü kendi kendine giden arabaların, kamyonların, işlerimizi elimizden alan robotların, digital paraların dünyasında yaşıyor hale geleceğiz. Aksi durumda ise, ortaçağ karanlığı gibi bir şey var. Çünkü ellerine gücü bugünkünden daha fazla geçiren ülkelerin egemenliği yaşanacak.

Alın işte 3cü havalimanını yapıyoruz ve trafik kontrol kulesinin mimari ödül kazanması ile övünüyoruz ama dünyada trafik kontrol kuleleri başka bir seviyeye geçiş durumda. Gelişmiş kameralar, arttırılmış gerçeklik, internet, video aktarımı sayesinde daha güvenli ve kolay bir hale geliyor. Her yerde digital dönüşümden bahseden yine biziz ama henüz açılmamış olan kule ise şimdiden dönüşemedi ve eskidi bile (bkz : Digital Uçuş Trafik Kontrol Kuleleri Geliyor..).

Bunun temelinde yani dünyayı altüst eden, iş modellerini yıkıp, yerine yenilerini koyan ise internet. Siz "internet zehirdir" derseniz, o zaman "teknoloji istemiyoruz" da demiş olursunuz.

Duyumlara Göre AKP Seçimlere Cambridge Analytica ile Hazırlanıyor

Bir yandan da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın partisinin, seçimlerde interneti kullanmaya hazırlandığını duyuyoruz. Facebook'daki "like"larınızdan kişiliğinizi ve taleplerinizi tespit edip, seçim propogandasını ona göre hazırlayan "Cambridge Analytica" yani Trump'a seçimi kazandırmakla övünen firma [2] ile AKP'nin 30 milyon $ olduğu söylenen bir anlaşma yapıldığı duyuluyor.

Cambridge Analytica, oraya buraya bırakılan kişisel verileri --ki çoğunlukla Facebook-- kullanarak, kişisel ihtiyaçları ve istekleri yorumluyor. Buna göre profiller ve propoganda önerileri oluşturuyor. Bu propoganda tarzı, bazen sadece ilgili kişinin göreceği yalan haberler --ki mesela ABD'de zencilere Facebook üzerinden sadece onların göreceği şekilde Hilary Clinton'un zencilerden hoşlanmadığına dair konuştuğuna benzer sahte haberler gösterilmiş-- ya da ev ziyaretlerinde kime ne söylenmesinin uygun olacağı şeklindeki analizler --ki Trump, Clinton ile başabaş durumda olduğu 17 eyalette bunu kullanmış. Clinton bölgesel propoganda yaparken, Trump ekibi bir katta emekli oturuyorsa, ona emeklilere neler sağlayacağı, diğer katta zenci oturuyorsa onu nasıl koruyacağı, diğer bir katta genç ve işsiz birileri oturuyorsa, göçmenleri nasıl engelleyeceği türünden kişisel propoganda yapmış.

Şimdi AKP'nin internetin getirdiği bu olanağı kullanacağı ve propogandasını buna oturtacağı yorumu yapılıyor. Peki ama "bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu" değil mi?

İnternet Zaten Yıllardır Fiber Kazı İzni Engellemesiyle Geliştirilmiyor

Bu arada internetin zaten engellenmekte olduğunu bir daha hatırlatalım. Bugün hükümet yetkililerinin "şu kadar milyon internet kullanıcımız var" şeklinde kurmaca rakamlarına karşın, dünyadaki trafiği analiz eden firmaların / kurumların yaptığı sıralamalarda --hem hız, hem yayılım açısından-- bırakın ilk 10 ya da 20yi, Afrika ülkeleri ile birlikte 75lerdeyiz.

Dünyada 10 MB üstü bant genişliği OECD ülkelerinde % 50-60'lar düzeyinde. Ülkemizde henüz % 19 düzeyinde. Hızımız ise 7,6 Mbs'lerde.

Bunun nedeni ise, ülkemizde fiber internetin belediye eliyle engellenmesi. 2010'dan bu yana İstanbul Belediyesi altyapı lisansı almış firmaların başvurularına cevap vermiyor. Malum, belediye sınırları içinde kamuya açık bir bölgede kazı yapmak için belediyeden kazı izni almanız lazım. Buna "geçiş hakkı" deniliyor. Bu geçiş haklarının anlamı, "kamuya hizmet amacıyla geçiş hakkı". Bazı ülkelerdeki belediyeler, vatandaşlarına hizmet anlamında bu geçiş hakkından para da almıyor. Ama ülkemizde geçiş hakkı ücreti de mevcut. Buna rağmen kazı izni verilmiyor [3].

Bunun sonucunda ise, Türkiye'nin altyapısını 2026 yılına kadar yönetme imtiyazını elinde tutan Türk Telekom'un rakibi kalmıyor. O da yatırım yapmıyor, o parayı temettü olarak dağıtıyor. Şu anda ülkemizdeki toplam fiber miktarı 300 bin km. civarıdır. 2005 yılında Türk Telekom'un özelleştirilmesi sırasında teslim edilen altyapı ise 30 milyon km bakır şebeke içeriyordu. Bugün bu bakır miktarının 13 sene sonra artık 3-4 milyon km fibere dönüşmüş olması gerekirdi. Ama sadece 300 bin km.

Bir çok toplantıda, Wikipedia, Booking.com vs engellemesinden "sansür" olarak bahsedilir. Ama asıl sansür, "fiber engelleyerek" yapılıyor. Yetmediyse de, bant genişliği daraltması var. Bu konudaki kullanıcı tepkisi ise çok zayıf. "Nerede benim fiberim?" diyen kaç kişi var?




[1] Kendi Teknolojimizi Üretemezsek Geçek Manada Bağımsız Olamayız

[2] Politika’da Büyük Veri Kavşağı; 68 Like Sizin Kim Olduğunuzu Söyler.. *

[3] 2013 Biterken İnternete Bir Bakış; 3 Yıldır Istanbul'da bir Metre bile Yasal Kazı Yapılamıyor, Fiber Döşenemiyor - 1
Yazan: Fusun S.Nebil      31 Aralık 2017, Pazar      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz