23 Kasım 2017, Perşembe   |   English
Panama ya da Paradise Kağıtları Ne Anlama Geliyor ; Şirketokrasi Kıskacındaki Ülkeler ve Zavallı Vatandaşları
Yazan: Fusun S.Nebil      10 Kasım 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Önce Panama Kağıtları [1], sonra Paradise Kağıtları [2]; bunlar acaba neyi anlatıyor? Hackerların bazı hukuk ve muhasebe firmasının kayıtlarına sızarak, ortaya döktükleri belgelerde, "vergi cenneti" olarak tanımlanan adalarda kimlerin paralarının olduğuna dair bilgiler yada belgeler var. Bu belgelerden kimlerin ve hangi şirketlerin, ülkelerinde vergi kaçırdığı gözüküyor.

Önce Panama Kağıtları [1], sonra Paradise Kağıtları [2]; bunlar acaba neyi anlatıyor? Hackerların bazı hukuk ve muhasebe firmalarının kayıtlarına sızarak, ortaya döktükleri belgelerde, "vergi cenneti" olarak tanımlanan adalarda, kimlerin paralarının olduğuna dair bilgiler yada belgeler var. Kısacası bu belgelerde kimlerin ve hangi şirketlerin, ülkelerinde vergi kaçırdığı gözüküyor. 

Bilgileri ortaya dökülen firmalar, bu vergi kaçırma işlemini kolaylaştıran kurumlar. Bunlar müşterilerinin gelirlerinden vergi ödememesi için farklı şirketler kurup, ilgili ülkelerdeki duruma uygun kanunları/düzenlemeleri kullanarak, vergi kaçırma olayını mümkün kılıyor ve de zenginlikleri gözlerden saklıyorlar.

Hackerlar ise bu firmaların disklerine sızarak, bilgileri, belgeleri, mailleri, sözleşmeleri vs ele geçirmişler. Örneğin son Paradise kağıtlarında 1,4 Terabyte büyüklüğünde 13,4 milyon belge olduğu belirtiliyor. Bu belgeleri okumak da kolay değil. 96 uluslararası medya kuruluşunda çalışan 382 gazeteci inceleyerek, bölüm bölüm yayınlıyor[2].

Neden yayınlıyorlar? Çünkü bu vergi kaçırma olayı artık tüm dünyadaki ülkeler için zarar veren boyutlara gelmiş durumda. Bu şirketler sayesinde vergi kaçırma o kadar kolaylaştı ve yaygınlaştı ki, ülkeleri, dolayısıyla da düz vatandaşı çok etkileyen bir duruma geldi. Vergi Adaleti isimli kuruluş ülkelerin vergi kaybının toplamda yıllık 700 milyar $'a ulaştığı bilgisini veriyor [3].

Başka deyişle, yol-baraj-okul vs yapmak için milyonlarca kişiye hizmet için kullanılabilecek 700 milyar $, bu şirketler tarafından 1 kişi ya da şirket lehine gizleniyor. Bu nedenle, örneğin Panama Belgelerindeki vergi kaçıran Almanların tam listesini almak isteyen Alman yetkililer 5 milyon euro ödemekten kaçınmıyorlar [4]. 

Şirketokrasi'nin Yükselişi



2004'de yayınlanan "Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları" kitabında John Perkins, "corporatocracy" diye bir kelimeden bahseder [5]. Türkçesi ; "şirketokrasi". Yazar halkın egemenliği anlamına gelen demokrasinin yerine, şirketlerin öne alındığı şirketokrasinin geçtiği iddiasında. Yani ülkelerin, halkın iyiliği yerine, hükümetleri ele geçirip şirketler lehine kullanan formatından bahsediyor. Siz buna global sermaye de diyebilirsiniz.

Bu format çerçevesinde şirketokrasi zaman içinde siyaseti ele geçirip, --yukarıda bahsettiğimiz gibi, demokrasi görüntüsü altında-- kanunları / düzenlemeleri şirketlerin işine gelir şekle dönüştürmeye başladı. Örneğin, bağırıp, çağıran protesto eden halka aldırmadan "altın izni", "baraj izni", "maden izni" verilmesi gibi. 

Tarihin yerine oturması hemen olmuyor, bazen 1-2 yüzyıl sonrayı bulabiliyor. O nedenle dünya hala var olmaya devam ederse, mesela 22-23cü yüzyılda tarihin, "Şirketokrasi 20ci yüzyılda doğmuştu ama asıl yükselmesi 21ci yüzyılda oldu" şeklinde bir tanım yapılması çok olası. Başka deyişle şu ana kadar gördüklerimize bakarsak, 21ci yüzyılı --en azından ilk yarısını-- tanımlayan en iyi kelime bence bu; “Şirketokrasi".

Ballandıra ballandıra konuşulan “Apple’ın değeri Türkiye bütçesini geçti”, “Google’un değeri bilmemne oldu” cümleleri aslında hayranlıkla değil, korkuyla bakılması gereken ifadeler. Üstelik bu firmaların bu derece büyümelerine destek olanlar bizleriz. Kendi ellerimizle kendi hapishanelerimizi yaratıyor durumundayız. Çünkü bunlar şimdiden neler düşünmemiz gerektiğini pompalayan araçlar halinde. Kendilerini korumak için bunu giderek daha fazla yapacaklar. Çocuklarımız, gençler bunları daha fazla hissedecekler.

Bu arada çok şey görmüş bir insan olarak, belirtmek istediğim bir husus şu; dünyanın bir dengesi var. Bu dengeye dikkatle bakarsanız, bir çok şeyi anlamanız kolaylaşır. Perkins kitabında Şirketokrasinin ilk uygulamalarını anlatıyordu. Bahsettiği uygulamaların çoğunluğu "geri kalmış" ya da moda deyimiyle "gelişmekte olan" ülkelerde yerel ya da merkezi siyaseti ele geçirerek büyük projeler --yol, baraj vs-- yapılmasına dair gerçek hikayelerdi. Kendi ülkesinde Noam Chomsky gibi düşünürler ve bir avuç Amerikalı dışındakiler buna dikkat etmedi bile. Ama bugün sanmayın ki etkilenen sadece doğu dünyası ya da geri kalmış ülkeler. Aksine bu şirketokrası batı dünyasındaki orta sınıfını da yok ediyor. Çağımızda ABD'deki ya da Avrupa'daki sancıların nedeni bu şirketokrasi ve onun doymak bilmeyen iştahı. O nedenle olup bitene dikkatle bakmak ve tepki göstermek, aslında kendimize olan sorumluluğumuz.

Şirketokrasinin 2 aracı; Outsource ve Vergi Cennetleri



Konumuz Panama ve Paradise Belgeleri olduğunu için biz vergi tarafına bakacağız. Perkins'in kitabında anlatılan Şirketokrasi daha ziyade ekonomiyi siyaseten ele geçirmeye dayalıydı. Ama 21ci yüzyıla geldiğimizde şirketlerin kendi büyümelerini sürdürme yolunda, diğer 2 önemli aracı; outsource ve vergi cennetleri oldu (borsa, derecelendirme firması gibi başka araçlar da var).

Bunlardan işçi maliyetinin düşürülmesi anlamına gelen "outsource" yani "taşeron" kullanma süreci, 1985'lerden başlayarak batıdaki iş pozisyonlarının, doğuya kaymasına neden oldu. ABD'de örneğin 2.000 $ verilen işler, Çin ya da Hindistan gibi ülkelerde 300-500 $'lara düştü. Düşük görünse de bu maaşlar, o ülkelerin ekonomisi için toplamda büyük meblağlar haline geldi. Bir yandan da doğuya teknolojiyi öğretti. Outsourcing, Çin'in ve Hindistan'ın büyümesine neden olurken, ABD'nin içeriden çürümesine --orta sınıfın yokolmasına-- yol açtı [6].

Günümüzde entellektüel Amerikalıların şaşkınlıkla baktığı Trumpgillerin (Trump'ı seçenler demek istiyorum) asıl nedeni bu. Adamlar kendi ülkelerinde en yüksek seviye olarak McDonald resturant manager'liği bulabiliyorlar. Yani daha az maaş alıyorlar ve daha fakirler. Bu nedenle de daha az tiyatroya, sinemaya giden, daha az okuyan, daha az entellektüel kişiler ve kendilerini korumak adına daha ırkçı hale geldiler [7]. 

Vergi cennetleri konusu ise, şirketlerin büyümesinin diğer faktörü durumunda ve bir yandan da devletlerin gelirlerinin azalmasına yani fakirleşmelerine neden oluyor. Çünkü küresel hale gelen firmalar elde ettikleri gelirleri, "vergi üçgenleri" içinden geçirerek vergisiz hale getiriyorlar. İş yaptıkları, para kazandıkları ülkelerde --Türkiye de bunlardan birisi-- ya hiç vergi ödemiyorlar ya da minimum ödüyorlar. Vergi cennetlerini kullanarak, gelirlerini maksimumunu kendilerine saklar hale geliyorlar. 

Özetle; şirketler büyüyor, ülkeler ve vatandaşlar fakirleşiyor. Dünya'da söylemlerinden irkildiğimiz, tuhaf insanların yükselmesinin bir nedeni de bu. 

Vergi Üçgenlerinde Kaybolmak In, Vergi Ödemek Out



Vergi cennetleri aslında çifte vergilendirmeyi önlemek için geliştirildi. Ama zamanla bunlar daha çok vergi kaçırma araçları haline geldiler. Bunlar Cayman Adaları ya da British Virgin Adaları gibi genellikle ada cumhuriyetleri. Ama buna İrlanda'yı da katmak lazım. 

Şirketler vergi cennetlerinde kuruluyor. Faturalar oralardan geçince, gelirler de vergisiz hale geliyor. Ama illa şirketlerin oralarda kurulması da şart değil. Bu cennetlerle, kolay işlem yapılacak olan yerler üzerinden de geçilebiliyor. İrlanda ve Hollanda bu tür bir yer. Google, Apple gibi firmaların işlemleri böyle yürüyor.

  • Önce İrlanda'da bir şirket kuruyorlar. İrlanda'daki şirkete "fikri mülkiyet hakkı" devrediliyor[22] . Dolayısıyla vergi ödeyeceği zaman "gelir-maliyet=kar" rakamındaki "maliyet" içine istediği miktarda değer ekleyebileceği "fikri mülkiyet" rakamı oluşturmanın yolu açılıyor. Bunu şu şekilde kullanıyor;

    • Bu firmalar genellikle Amerika merkezli olduğu için ordan anlatmaya başlayalım. Bu firmalar sanmayın ki ABD'ye vergi ödüyorlar. ABD'de yapılan satışlarda, fatura ABD'de kesiliyor, gelir ABD'de elde ediliyor ama maliyetin üstüne İrlanda'dan şişirilmiş "fikri mülkiyet" içeren fatura geliyor. Böylece kar'ın önemli bir kısmı İrlanda'ya transfer edilmiş oluyor [12][13].
    • Satış yapılan ülke ABD dışındaki bir ülke ise (Almanya ya da Türkiye), fatura İrlanda'dan (fikri mülkiyet dahil) geliyor. Yine şişkin bir fatura (örneğin o firmanın Türkiye temsilcisi varsa, ancak personel+diğer masrafların karşılanacağı bir miktar gözönüne alınarak) kesiliyor. Kar Türkiye'de kalmıyor, İrlanda'ya transfer edilmiş oluyor.
    • Google, Facebook, Twitter, Microsoft gibi internet firmaları zaten online olarak "reklam" satışı yapıyorlar ve faturalarını doğrudan İrlanda'dan kesiyorlar. Yani arada bir faturalaşma bile olmuyor. Türkiye'de de durum böyle.

  • Bu arada bu işlemin yapılması için İrlanda'daki vergi mevzuatının önemli bir maddesi olduğunu hatırlatalım; gelirini yurtdışından elde eden ve yöneticileri de yurtdışında olan şirketlerin parası vergisiz bir şekilde başka ülkeye transfer edilebiliyor. Dolayısıyla İrlanda üzerinden satış yapılıyor ve kar vergisiz şekilde Hollanda'ya gönderiliyor (bu 2 ülke arasında vergisizlik anlaşması var)

  • İrlanda'dan gelen bu paralar, vergi cenneti olarak bilinen ülkelerden birisine (Cayman Adaları, British Virgin Adaları, Bermuda vs) transfer ediliyor. Bunun sonucunda, dev internet firmaları Maliyet üzerinden değil, telif hakkı düşüldükten sonra kalan paradan vergi ödüyorlar. Bloomberg'in 2010 yılında verdiği bir raporda Google'ın ABD'de ödediği vergi oranını bu yolla % 2,4’e düşürdüğü belirtiliyordu [8].

  • Fikir vermesi için söyleyelim; Moody's Investors Service, 2017 itibariyle sadece Amerikan internet devlerinin vergi cennetlerinde tuttukları para miktarını 1.84 trilyon dolar olarak tahmin ediyor [9] [10]. Başka deyişle yaklaşık 10 Türkiye bütçesi ediyor.

Bireyler Vergi Cennetlerini Nasıl Kullanıyor



Şirketokrasi derken, tabi ki şirketlerin arkasında adamlar var. Eh bu çok milyar $’lı paraları olan adamlar da bu vergi cennetlerini kullanıyor dolayısıyla. Buna da bakalım. 

Bireylerin vergi cennetlerini kullanmalarının yolu, varlıklarını "vergi cenneti" adı verilen ülkelerdeki "TRUST" adı verilen bir nevi emanetçi kurumlara teslim etmeleri olarak veriliyor. Bu paradise kağıtlarından ortaya çıkan —ve ülkemizden de bazılarının yer aldığı— bazı isimlerin yaptığı işlem türü. 

Yatırılan varlıklar, "Trust" denilen emanetçi kurumlarda, varlığını yatıran kişinin de içinde olduğu bağımsız 3cü kişilerin yer aldığı bir yönetimle yönetiliyorlar. Trust denilen yapılar genellikle hukuk ya da muhasebe firmalarıdır.

Zaten hacklenip, ortaya dökülen belgeler de genellikle bu hukuk ya da muhasebe firmaları ile bu kişiler ya da firmalar arasındaki yazışmalar, sözleşmeler vs.

Uzmanlar kişisel vergi kaçırmaların, şirket vergi kaçırmalardan daha büyük olduğu tahmini yapıyorlar. Ülkelerin ulusal hesaplarındaki tutarsızlıkları analiz eden ekonomist Gabriel Zucman'ın hesaplamalarına göre, 7,6 trilyon dolar ya da küresel servetin yüzde 8'inin bu vergi cennetlerinde tutulduğu sanılıyor [11].

Ama merak ettim, bu Trust’larda acaba hiç suistimal oluyor mudur?

Vergi Cennetleri Bizim Hayatlarımızı Nasıl Etkiliyor



Şirket değerleri birkaç yüzmilyar $'lara varan dev şirketlerin utanmadan --kendi doğdukları ülke dahil-- hiç bir ülkeye vergi ödemedikleri yılları yaşıyoruz. ABD ya da Avrupa Birliği bunu yüksek sesle tartışıp, henüz çözüm bulamamış durumda. Bu firmalara muhtelif cezalar keserek çözüm oluşturulmaya çalışılıyor. 

Biliyorsunuz, vergiler, devletlerin en başta gelen gelir kaynağıdır. Merkezi ya da yerel yönetimler, yasaları ve kuralları uygulamak, savunma hizmetlerini yerine getirmek, yollar, okullar, hastaneler yapmak ve genel olarak ülkeyi ya da yerel topluluğu yönetmek için yapılan harcamaları karşılamak üzere vergi toplar. 

Bu vergi cennetleri sayesinde, şirketler para kazandıkları ülkelerde, o ülkelerin vatandaşlarına hizmet etmek için toplanması gereken vergileri ödemeyip, kaçırdıklarında, aradaki fark vatandaşların üzerine biner. Yani biz bu şirketler ya da kişiler vergi ödemekten kaçındıklarında, onların yerine de daha fazla vergi ödemek zorunda kalıyoruz.

2003'de kurulan Uluslararası Vergi Adaleti Grubu, dünya çapında kaçırılan vergi miktarının şirketler tarafından 500 milyar $ ve kişisel tarafta 200 milyar $ düzeyinde olduğunu hesaplamış. Yukarıda yazdık, şirketlerin 1,84 Trilyon $'ının ve kişilerin 7,06 Trilyon $'ının vergi cennetlerinde yatmakta olduğu tahmin ediliyor[3][9][11].

Ülkeler Bu Duruma Karşı Ne Yapıyorlar?



Ülkelerin elleri bu duruma karşı bağlı durumda. Çünkü görüntüde herşey kanunlara, düzenlemelere uygun yapılıyor. Yani düzenlemeleri müsait ülkeler üzerinden ve fikri haklar denilerek faturalar kesiliyor filan...

Bu durumun yarattığı "eşitsizlik" sorununa karşı çalışan "Vergi Adaleti" gibi gruplar var [3]. Bu arada, çok uluslu firmaların her ülkedeki toplam gelirleri, maliyetleri, yatırımları, çalışan maliyetlerini vs tek kalemde toplayıp, üzerinde anlaşılacak bir formül ile vergi almak ve çalıştığı ülkelere bu formül çerçevesinde dağıtmak gibi teklifler var.

Ama uluslarası bir konsensusa varmak çok kolay olmasa gerek. Onun yerine ABD kendine göre bir düzenleme yapmaya çalışıyor [12][13]. Avrupa Birliği ise 5-6 seneden bu yana bu firmaları izliyor ve onlara zaman zaman cezalar kesiyor. Bu cezalardan sonuncu bir tanesi çok ilginçti. AB Apple'a ceza kesti ama cezayı tahsil etme görevini İrlanda'ya verdi. Anlayacağınız AB İrlanda'yı sıkıştırmaya çalışacak gibi gözüküyor [14][15][16][17][18][19].

Türkiye ne yapıyor? O da aynen AB gibi, bu firmaları vergilendirmenin yolunu arıyor. Bu bazen ceza keserek, bazen de yakın takip ile oluyor [20][21].

Ama milyarlarca $'a sahip olan şirketler çoktan kazanmış durumda. Bunun değiştirilmesine göz yumarlar mı?

Göreceğiz.. Yukarıda da belirttiğimiz üzere şimdilik; şirketler --vergi ödemeden-- büyüyor, ülkeler ve vatandaşlar --bu vergilerden yoksun kalarak-- fakirleşiyor. 



REFERANSLAR (İlgili Eski Haberler)



[1] Panama Kağıtları Vergiden Kaçan; Kara Para Aklayan ya da Saklanan Zenginleri ve Devlet Başkanlarını Ortaya Çıkarıyor


İnternet kirlilikleri, çirkeflikleri ortaya döken, çok güçlü bir araç. Yine bir sızıntı. Bu sefer Panamaya saklanan paralar ortaya çıkıyor. İsmi belirtilmeyen bir kaynaktan Alman Süddeutsche Zeitung gazetesine aktarılan ve onların da 78 ülkeden 107 medya organizasyonunun oluşturduğu "Uluslararası Soruşturmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ)" ile paylaştığı ve daha sonra Guardian ve BBC gibi yayın organlarına da aktarılan dökümanlar, Panama'daki bir avukatlık bürosunun verilerini gösteriyor. Bu belgelere ait ilk yayın 3 nisan pazar günü yayınlandı.



[2] Vergi Cennetlerinin Üzerini Örten Karanlıkları Etik Hackerlar Kaldırıyor


Hackerlar bazen para çalıyorlar, bazen de halktan gizlenen bazı bilgilerin ortaya dökülmesini sağlıyorlar. Yine bu tür bir sızıntı yaşandı ve "Paradise Papers" ortaya çıktı. Bu sızıntının, 1,5 yıl önceki "Panama Kağıtları"ndan bile büyük olduğu iddia ediliyor [1]. 13,4 milyon belgenin olduğu belirtilen bu yeni sızıntıda, 67 ülkenin yönetici, siyasetçi ve işadamlarına ait bilgiler olduğu belirtiliyor. Başka bir deyişle, dünyanın en zengin insanlarını gösteren belgeler bunlar. Belgeler kendilerine "Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu" diyen 96 uluslararası medya kuruluşunda çalışan 382 gazeteci tarafından oluşturulan bir grup tarafından 1 yıllık çalışma sonucunda yayınlanıyor.



[3] Tax Justice Net

[4] Alman Yetkililer, Vergi Kaçıranları Tespit Etmek için Panama Kağıtlarına 5 Milyon Euro Ödedi


Alman Federal Polisinin, ünlülerin, politikacıların ve spor yıldızlarının şüpheli offshore etkinliklerini tespit etmek için geçen yıl ortaya dökülen Panama Kağıtlarındaki kayıtlara 5 milyon euro ödediği açıklandı. Bilgi Alman hükümet kaynaklarından geldi. Belgelerde, Suudi Arabistan Kralı, Arjantinli futbol yıldızı Lionel Messi ve eski İngiltere Başbakanı David Cameron'ın babası gibi bazı ünlü kişilerin mali bilgileri yer alıyordu.



[5] Confessions of an Economic Hit Man

[6] Wall Street'te Neler Oluyor? Offshore Outsourcing (Taşaronlaşma) - II

Dış hizmet alımı olarak Türkçeleştirebileceğimiz, “fason” ya da “taşaron” iş yapma yöntemini anlatan “Outsourcing” Türkiye gibi gelişmekte olan ya da geri kalmış ülkelere heyecan veren bir kelime. Çünkü "0 (sıfır)" TL gelir yerine, “gelişmiş ülkelerden iş almak” dolayısıyla “para kazanmak” anlamına geliyor. Oysa "hizmeti veren" yani gelişmiş ülkelerin vatandaşları açısından tam tersini ifade ediyor, yani fakirleşmeyi.



[7] Trump’ı kim seçti, dünyaya ne oluyor?

[8] Google 2.4% Rate Shows How $60 Billion Is Lost to Tax Loopholes

[9] US Corporate Cash Pile $1.84 Trillion Says Moody's - Doesn't Matter A Darn, Not Even Apple's Stash


[10] İnternet Devleri Paralarını Nerden Kazanıyor, Nereye, Ne Kadar Vergi Ödüyor?


VisualCapitalist sitesi yararlı bir inforgrafik yayınladı [1]. Grafiğin özelliği, bugün dünyanın en büyük internet şirketleri olan Apple, Alphabet, Amazon, Facebook ve Microsoft'un pazar değerleri, gelir rakamları ve bu gelirin nereden galdiğine dair karşılaştırmalı bilgiler vermesi.






[11] The Hidden Wealth of Nations



[12] Amerika Dünyanın Her Yerinden Vergi Toplayacak


Anlaşılan Apple, Google gibi çoğunluğu internet-bilişimci olan dünya çapındaki Amerikan firmaların kazandıkları paraların vergilerini ödemiyor olması, İrlanda gibi vergi teşviği olan yerlerde iş yapmaları ya da vergisel işlemlerini Virgin adaları gibi yerler üzerinden gerçekleştirmeleri ABD'yi harekete geçirdi. Amerika Birleşik Devletleri, artık kendi topraklarında yaşamayan vatandaşlarından da vergi almaya başladı. Yani bir Amerika vatandaşının nerede yaşadığına bakılmaksızın, dünya üzerinde sahip olduğu tüm gelirleri, ABD nezdinde gelir vergisine tabi hale geldi.



[13] Obama ABD'li Şirketlerin Yurtdışı Kazançlarını Vergilendirmek için Harekete Geçti

ABD'nin 4 trilyon dolarlık 2016 mali yılı bütçe tasarısı kapsamında ABD’li şirketlerin yurtdışı gelirlerinin yüzde 14’ü bir kerelik olmak üzere vergi olarak alınacak. Bunun için belli bir gelir düzeyini aşan yurtdışı gelirine sahip olan ABD’li şirketler, toplamda 285 milyar dolar civarında ek vergi vermek zorunda kalacak. Elde edilecek gelir kongreden onay alınması halinde ABD yollarının yapılması ve yenilenmesi için harcanacak.



[14] Fransa'dan Google'a, Geçmişe Dönük 1,6 Milyar Euro Vergi Cezası


Fransa Maliye Bakanlığı, vergi optimizasyon yöntemleri kullandığı eleştirisi yaptığı ABD merkezli Google’dan, geçmişe dönük olarak 1,6 milyar Euro vergi talep ediyor. 2012 tarihli bir medya raporunda Fransız yetkililerinin Google'dan 1 milyar Euro vergi talep ettiği ama Google'un ödemeyi reddettiği belirtilmiş.




[15] Facebook Artık İngiltere'de Vergi Ödeyecek


Amerikalı İnternet devlerinin kazançlarından ödedikleri vergi miktarı uzun zamandır hem kendi ülkelerinde, hem de Avrupa'da fazlasıyla tartışma konusu durumunda. Ülkemizin de benzer bir sorunu neredeyse 20-30 yıldır var. Sadece internet devleri değil, IBM, Microsoft, Alcatel gibi pek çok bilişim-telekom firmasının benzer yaklaşımında büyük vergi kaybı söz konusu.



[16] AB Apple'a 13 milyar Euro Vergi Borcu Çıkardı


Avrupa Birliği (AB), dünyanın en değerli şirketi Apple'a İrlanda'daki faaliyetlerinden dolayı 13 milyar avro geriye dönük vergi borcu çıkardı. AB Komisyonu, Apple'ın İrlanda'da kurduğu şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin 3 yıl süren soruşturmasını tamamladı. AB Komisyonu, Apple’dan geriye dönük 13 milyar avroluk vergiyi faiziyle birlikte İrlanda'ya geri ödemesini talep etti.




[17] Google İtalya'da 306 Milyon € Vergi Ödemeyi Kabul Etti


TV ve diğer mecralar dahil tüm reklam pazarının % 15'ini Google'un aldığını raporlamıştık. 79 milyar $'a karşı gelen bu rakam karşılığında Google pek de vergi ödemiyor. Bu nedenle çeşitli ülkelerde tartışmalar çıkıyor. Bugünkü haberlere bakılırsa, Google İtalya ile 306 milyon Euro vergi ödemeyi uzlaşısına vardı ve bir yılı aşkın süredir süren bir anlaşmazlığı sona erdirdi.



[18] Avrupa Birliği Amazon'a 250 milyon Euro Vergi Cezası Kesti


AB yetkilileri, İrlanda'nın vergi cenneti haline gelmesine neden olan anlaşmalar uzantısında üye ülkelerin, büyük şirketlerin vergi faturalarını düşürmelerine yardımcı olan ara anlaşmalarına karşı savaş açtı. Bu sefer de Amazon'un, Lüksemburg'dan yasadışı devlet yardımı aldığı gerekçesiyle 250 milyon euro ceza ödemesini istiyor. AB, Bu hafta içinde İrlanda'nın Apple'dan 13 milyar euro vergi toplaması istenmesi ile ilgili olarak Avrupa Adalet Divanına gideceğini açıkladı.



[19] Vergi Cenneti Olmak Sonunda İrlanda'nın Başına İş Açmaya Başladı


AB Komisyonu, Apple'ın İrlanda'da kurduğu şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin 3 yıl süren soruşturmasını tamamladı. Apple'a İrlanda'daki faaliyetlerinden dolayı 13 milyar avro geriye dönük vergi borcu çıkardı ve Apple’dan geriye dönük 13 milyar euroluk vergiyi faiziyle birlikte İrlanda'ya geri ödemesini talep etti.




[20] Maliye Bakanlığı Google'a 300 Milyon TL Vergi Cezası Kesmiş


Çağımızda, tüm ülkelerin en önemli mali sorunlarından birisi, OTT yani "en tepedeki" diye adlandırılan internet firmalarından "vergi alamamak". En büyük 5 internet devinin gelirlerinin 2016 yılında 544 milyar $, karlarının ise 94 milyar $ olduğunu yazmıştık. Bu rakamlar müthiş ama acaba ne kadarı vergiye dönüyor? Ya da dönmüyor?



[21] Türkiye'de Ofisi Olmayan e-Ticaret Siteleri Maliye Bakanlığınca İnceleniyor


Avrupa'nın üzerinde durduğu bir konuda, Türk Maliye Bakanlığı da açıklama yaptı ve "Türkiye’de kim para kazanıyorsa vergisini de ödemeli" dedi. Konu Uber'den, Booking.com'a, Amazon'dan GoDaddy'ye, Alibaba.com'dan Google'a, Spotify'dan Netflix'e kadar her türlü firmayı ilgilendiriyor.




[22] Meraklısı için belirtelim, "telif hakkımı ver" diye herkesi sıkıştıran Microsoft'un ülkemizde telif hakları nedeniyle kaybettiği İnternet Cafeci davasının nedeni de budur. Türkiye'de telif hakkı belgesi alsalar, tüm ülkelerde almaları gerekecekti. Almadılar, davayı kaybetmeye katlandılar.

Bkz : Microsoft Bir Internet Kafe'ciye Karşı Açtığı Telif Hakları Davasını Kaybetti


Microsoft Ankara'da Internet Kafe İşletmecisi Erdoğan Toprak'a 2009 yılında açtığı davayı kaybetti. Kafeye yapılan baskın sonrasında açılan dava önce Toprak'ın 5000 TL ödemesi cezası ile sonuçlanmıştı. Ancak karar Yargıtay'dan mahkemeye geri döndü ve son haliyle hakim Toprak'ın Microsoft'a bir şey ödemesine gerek olmadığı, kavuşturma şartının gerçekleşmediği yönündeki kararı onayladı.

Yazan: Fusun S.Nebil      10 Kasım 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz