23 Ekim 2017, Pazartesi   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
Cep Telefonu Yayıncılığının Getirdiği Yeni Etik Tartışma; Yayın mı Yapacaksın, Yardım mı Edeceksin?
Yazan: Fusun S.Nebil      20 Eylül 2017, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Geçen yıl Twitter'ın yan kuruluşu olan Periscope üzerinden bir tecavüzün canlı yayınlandığı görüldü [2]. ABD'nin Ohio kentinde Rus asıllı 17 yaşındaki Marina Lonina'nın arkadaşı gittikleri bir evde tecavüze uğrarken, Lonina bunu Persicope uygulamasından --kendisini de zaman zaman ekrana alarak ve kıkırdayarak-- yayınlamaya başlıyor.

Yandaki resimdeki hikaye, çok tartışılmış eski bir hikayedir. 1993 yılında fotoğrafçı Kevin Carter, Sudan'da açlıktan kötü durumda olan ve yerde sürünerek BM yemek kampına doğru gitmeye çalışan kız çocuğunu takip eden akbaba'nın yer aldığı bir sahneyle karşılaşır. Akbaba kız çocuğunun ölümünü beklemektedir. Carter'ın bu sahneyi gördüğünde çocuğu kurtarmadığı, tam tersine iyi bir fotoğrafın oluşmasını temin için 20 dakika boyunca beklediği belirtilir [1].

Gerçi o dönemde, gazeteciler ve de fotoğrafçılar için, "mevcut olaya tanıklık yapmak için oradasın, olaya karışmak için değil" mantığı işlediğinden, gazetecinin resmi kendi sektöründe beğeni ile karşılandı ve hatta Pulitzer ödülü almasına neden oldu. Ama diğer yandan New York Times'da yayınlanması sonrasında Carter, geniş halk kitlelerinden çocuğa yardım etmediği için epeyce tepki topladı. Öyle ki, depresyona girdi ve 1994 yılında Pulitzer ödülünü almasından kısa bir süre sonra intihar etti.

Bu ve benzeri konular uzun zamandan bu yana "önce insan olmak mı, yoksa gazetecilik mi?" şeklinde tartışıldı, tartışılıyor. Ama günümüzde cep telefonlarının kamera içermeye başlaması ve giderek video yayınlamanın kolaylaşması, halka açık kaynaklardan (örneğin sosyal medyadan) mobil yayıncılık yapmanın yaygınlaşması ve izleyici bulabilmesi sonucunda, herkes video yayını yapmaya başladı. Bu bazen çok hoş bir manzara, bazen bir protesto gösterisi, bazen bir konser ya da doğa olayı olabiliyor.

Ama bu yazının konusu olduğu şekilde, kazaların ya da kötü olayların yayını da mümkün hale geldi. Hatta bazı insanların "acaba yardım edebilir miyim?" gibi bir şeyi düşünemeyecek düzeyde, yayınlama meraklısı olduğu gibi bir durum ya da psikoloji söz konusu.

Yanında olup bitene müdahele edebilecekken, belki bazı insanları kurtarabilecekken, yayın yapmayı tercih eden kişiler şimdilerde "önce cep telefonu ile yayın yapmak mı, yoksa insanlık mı?" diye düşündürtüyor.

Bunun bir kaç örneğini verirken, bir yandan da tartışma açmak ve bu konudaki farkındalığı arttırmak istiyoruz.

Tecavüzü Canlı Yayınlamak

İlk örneğimiz geçen yıldan; Twitter'ın yan kuruluşu olan Periscope üzerinden bir tecavüzün canlı yayını ile ilgili [2]. ABD'nin Ohio kentinde Rus asıllı 17 yaşındaki Marina Lonina ve arkadaşı gece dışarı çıkıyorlar. Karşılaştıkları 29 yaşındaki Raymond Gates isimli bir kişinin evine gidiyor ve içki alıyorlar. İlerleyen saatlerde Gates, ismi belirtilmeyen Marina'nın arkadaşına tecavüz etmeye başlıyor. Lonina bunu Persicope uygulamasından --kendisini de zaman zaman ekrana alarak ve kıkırdayarak-- yayınlamaya başlıyor.

Sonuç; Gates kadar Lonina'nın da kanun ile karşı karşıya kalması oluyor. Gates bir hapis cezası alıyor. Lonina, kendisini "Periscope ile yayın yapmayı yeni öğrenmiştim. Çok sevdiğim bir şeydi. Biraz içkili olduğum için düşünmeden bunu da yayınlamak normal diye düşündüm." şeklinde savundu.

Benzer bir olay aslında 2015 yılında Türkiye'de de meydana geldi [3]. Yayın yapan kişi savcılık tarafından tespit edildi, sorgulandı ve sonra serbest bırakıldı ama bize göre bu konunun çeşitli yanları var. Tarafların rızası vardı ya da yoktu ayrı bir konu, ama konunun kendisi önemli ve tartışılması gerekirdi.

Çünkü Dünyada ya da Türkiye'de benzer olaylar hala olabiliyor. İlk olaydaki gençkız, olaydan sonraki zaman aralığında bile hala ne yaptığını farkında değil gibi gözüküyor. Bu da yeni bir ruh hali olsa gerek.

Kazayı Çekmek ama Yardım Etmemek

Diğer bir konu ise, kazaları filme çekmek. Bazen yolda seyahat ederken, arabaya takılmış olan kameraların çektiği kazaları izliyoruz. Kaza oluşumlarından ders almak açısından bu tür çekimler yararlı olmakla birlikte, aynı soruyu gündeme getiriyor ; "Acaba filmi çekmek yerine yardımcı olamaz mıydı? Ya da filmi çektikten sonra yardımcı oldu mu?"...

Örneğimiz Almanya'dan; 16 eylül pazar günü bir bisikletli otoyolda düşen bir motosiklet sürücüsüne yardım etmek yerine onu filme almış. Alman polisi şimdi bisikletlinin ölmekte olan motosiklet sürücüsüne karşı suç işlemiş olup olmadığını araştırıyor [4].

Polis raporuna göre [5], motosikletçi trafikte uygunsuz bir manevra yapmış, trafiğin sağ şeridine dönmüş ve dönerken de kontrolü kaybederek önce bariyerlere sonra bir sokak lambasına çarpmış. Yaraları çok ciddi olduğu için de kaza yerinde ölmüş. Bisikletli ise acil yardım yapmak ve/veya acil durum servisini aramak yerine, çarpışma alanını ve ölen kişiyi filme çekmeye başlamış. Hatta sağlık görevlilerinin olay yerine gelmesinden sonra bile film çekmeye devam ederken, onların çalışmalarını engellediği iddiası var.

Polis, bisikletçinin davranışını "tamamen anlaşılmaz" olarak tanımlıyor ve "yardımcı olmak yerine ölmekte olan insanı umursamaz bir şekilde filme almış" diyor ve kaza alanındaki bir arabanın kamerasından adamın görüntüsünü elde ettiklerini bildiriyor. Şimdi bu 20-25 yaşlarında olduğu kaydedilen bu adamı arıyorlar.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Böyle bir olayda, kaza geçirmiş ve hatta ölmekte olan bir insana yardımcı olmak yerine yayın yapmayı tercih etmek düşünülebilir mi?



[1] The vulture and the little girl

[2] Teenager Is Accused of Live-Streaming a Friend’s Rape on Periscope

[3] Periscope’taki tecavüz görüntülerinde ilginç ifade

[4] German police hunt man who filmed dying biker instead of helping

[5] POL-UL: (HDH) Heidenheim - Motorradfahrer tödlich verunglückt Nach Überholen in Leitplanke gefahren
Yazan: Fusun S.Nebil      20 Eylül 2017, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz