18 Ağustos 2017, Cuma   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
4 Çeşit Facebook Kullanıcısı Var, Siz Hangisisiniz?
Yazan: Mehmet Tasnikli      27 Temmuz 2017, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Facebook için tüm kullanıcılar 1 tiptir; satılabilir veri paketi. Ama kullanıcılar tarafından bakıldığında durum değişik; bazılarımız uzaktaki arkadaşlarımızı takip etmek için, diğerleri yaratıcı çalışmalarını ve hayatını paylaşmak için Bununla birlikte, muazzam sosyal ağ müşterilerine birden fazla şey. Bazılarımız onu uzaktaki arkadaşlar üzerinde izlemek için kullanıyor ve diğerleri hayatlarını ya da yaratıcı çalışmalarını paylaşmak için. Bazıları Facebook'u hala, tanıdıkları ya da tanımadıkları kişilerin star olduğu bir TV kanalı gibi, pasif bir ortam olarak görüyor.

  En Son Haberler
Bu makale, World Economic Forum sayfasından tercüme edilmiştir.

Facebook için tüm kullanıcılar 1 tiptir; satılabilir veri paketi. Ama kullanıcılar tarafından bakıldığında durum değişik; bazılarımız uzaktaki arkadaşlarımızı takip etmek için, diğerleri yaratıcı çalışmalarını ve hayatını paylaşmak için Bununla birlikte, muazzam sosyal ağ müşterilerine birden fazla şey. Bazılarımız onu uzaktaki arkadaşlar üzerinde izlemek için kullanıyor ve diğerleri hayatlarını ya da yaratıcı çalışmalarını paylaşmak için. Bazıları Facebook'u hala, tanıdıkları ya da tanımadıkları kişilerin star olduğu bir TV kanalı gibi, pasif bir ortam olarak görüyor.

Şimdi, Uluslararası Sanal Topluluklar ve Sosyal Ağ Dergisi'nde yayınlanan yeni bir araştırma, Facebook'un "Rashomon Etkisi"ne sahip olduğunu doğruluyor: çeşitli kullanıcı grupları, onu çok farklı kullanma deneyimleri ile kullanıyor. Araştırmacılar, şaşırtıcı bir şekilde kullanıcıları kolayca "İlişki Kurucular", "Pencere Müşterileri", "Şehir Çığırtkanları" ve "kendi resmini yayınlayanlar (Selfie'ciler)" olmak üzere dört geniş kategoride sınıflandırdabildiklerini keşfettiler.

Araştırmanın Brigham Young Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden olan yazarları, bu dört kategorinin, deneklere sorulan 48 cümlelik bir listeye verilen cevaplardan ortaya çıktığını söylüyor. Bu cümleler; "Facebook stres kaynağıdır ve beni depresyona sokuyor" ya da "Facebook insanlardan yardım ya da bir şey istemek için kullandığım kolay bir yol" gibi ifadeler içeriyor. Denekler her bir cümleyi, "bence en çok" "bence en az" cinsinden sıraladılar ve sonra araştırmacılar tarafından, daha niteliksel veri ile ilave bilgi amaçlı olarak söyleşiye tabi tutuldular.

Çalışmaya sadece 47 kişi katılabilmiş ama araştırmacılar, sınıflandırma, istatistik ve faktör analizi kullanarak subjektif konular üzerinde farklı perspektifleri araştırmaya yönelik bir yaklaşım olan Q metodolojisi kullandıklarından, küçük örneklem büyüklüğünün olayı anlatabilmek açisindan yeterli olduğunu belirtiyorlar.

Bununla birlikte, aşağıdaki temel tür profillerini okurken kendinizi birden fazla kategoriye ait gibi görebilirsiniz. Yazarlar, kişileri herkesi kolaylıkla standart bir tipe sokamadıklarını ama ve çoğunlukla tek bir türe yakın olduğumuzun farkına varacağımızı belirtiyor. Yani, en azından Amerikalı genç erişkinler arasında; --ki bu çalışma sadece 18 ila 32 yaşlarındaki Amerikalıları temel almıştı-- bu nedenle diğer ülkelerdeki insanlar ya da daha yaşlı olanların verileri başka türler içerebilir. Dahası, Facebook hakkındaki tutumunuzun ve çevrimiçi davranışınızın hayat devam ederken değişebileceği kaydediliyor.

Şimdi araştırmanın ortaya koyduğu bu 4 tipe yakından bakalım;

  • İlişki kurucular

    Bu tür insanlar, Facebook'u bir zamanlar insanların gerçek posta ve sabit telefonları kullandığı şekilde ve ailesi, arkadaşları ile mevcut ilişkilerini güçlendirmek amacıyla kullanıyor. BYU İletişim Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve reklam bölümü profesörü Tom Robinson, bu insanların Facebook'u çevrimdışı hayatlarının uzantısı olarak kullandığını söylüyor.

    İlişki kurucuları tanımlayan örnek cümle "Facebook, aileme duyduğum sevgiyi ifade etmeme ve ailemin bana sevgisini ifade etmesine yardımcı oluyor" şeklinde.

    Araştırmacılar, araştırmada anlattığına göre, bu grup Facebook'un "açık sanal sosyal toplum" olmadığını, daha ziyade kişisel öykü anlatımı için mini bir site olduğunu, burada arkadaşlar ve aileler arasında bilginin serbestçe aktığını düşünüyor. Bu grupla yapılan söyleşide; bir kadın denek artık ailesini telefonla aramadığını, Facebook üzerinden kolaylıkla "merhaba" diyebildiğini ve karşılıklı sevgisini paylaşabildiğini söyledi.

    İlişki kurucuları aynı zamanda ağır postalar atan, resim ve videoları izleyen kişiler. Genel olarak, diğerlerinin paylaştığı görüntü ve güncellemeler hakkında yorum yaparlar ve sohbetlere katılırlar.

  • Pencere Müşterileri

    Bazıları için Facebook üzerinde yer almak "sosyal sorumluluk gereği", Pencere Müşterileri Facebook'u modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak görüyorlar ancak çok nadiren kişisel bilgilerini açıklıyor, fotoğraf paylaşıyor ya da güncelleme yapıyor. Mesajlara yorum ya da beğeni atmak konusunda da hevesli değiller.

    Aynı zamanda araştırmanın yazarlarından birisi olan, BYU iletişim fakültesi direktörü Clark Callahan, Facebook'un "Pencere Müşterileri"ni normal hayatta insanları gözlemeyi sevenlerin sosyal medya eşdeğeri olarak sınıflandırıyor. Bu gruptaki kadın ya da erkekleri tanımlayan cümle "Etkilediğim birisinin Facebook profiline kolayca bakarak, ilgi alanlarını ve ilişki durumunu öğrenebilirim" ya da "İnsanlarla ilişkide kalmak için Facebook kullanmak zorundayım" olmuş.

    Bir "Pencere Müşterileri"deneği, araştırmacılara "Hayatımı Facebook dışında yaşamayı tercih ederim" dedi. Diğeri, Facebook'un "kendi hayatım ya da cumartesi günü yaptıklarım hakkında bir şeyler postalamak için uygun bir yer değil. Çünkü beni tanımak isteyen insanlar çevremde olmalı ve birlikte bir şeyler yapmalıyız" dedi.

  • Şehir Çığırtkanları

    Bunlar, Facebook'u bir eğlence kutusu gibi gören, kendine özgü kişiler veya profesyonel gazeteciler, aktivistler ve etkinlik organizatörleri oluyor. İlişki kurucularının aksine, sanal dünyaları gerçek hayatlarına benzemez. Yakın ve uzak bağlantılar dahil geniş bir yelpazede paylaşmak zorunda hissettikleri bilgileri yayınlayabilirler, ancak ne olup bittiğini takip etmezler. Araştırmanın bir başka yazarı olan, BYU bir gazetecilik profesörü Kris Boyle "Bunlar bazen bir şeyler yüklüyorlar ama birileri beğenmiş, beğenmemiş umurlarında olmuyor" diyor.

    Bu grubun üyeleri genellikle büyük sorunlarda uyarılar yayınlıyor, son gelişmeleri aktarıyor. Bunu yaparken de, Facebook'un en kolay yol olduğunu düşünüyor. ve en yeni mem'leri geçiyor ve bunu Facebook'u yapmanın en kolay yolu olarak görüyor. İnsan, reklam pastasından en büyük parçalardan birisini alan Facebook'un, ABD'de ve diğer yerlerdeki politik kargaşa dolu bir yılın arkasından, bunların yayınladığı online makaleler sayesinde, gazetelerin daha zayıflayıp, zayıflamadığını merak ediyor. Tabi gazeteler bu konuda yasal bir savaşa girecek olsa, yine en önce bunu duyuracak olanlar bu "Şehir Çığırtkanları" olacaktır. Duyuracakları yer ise tabi ki Facebook..

    Şehir Çığırtkanları kişisel bilgilerini paylaşmazlar. Uyarıları (gerçek veya uydurulmuş haberler) yaymak ya da insanları etkinliklere (kilise kahvaltıları ya da protesto etkinlikleri) davet etmek üzerine keskin bir şekilde odaklanmış olan Şehir Çığırtkanları, Facebook üzerinde kendilerine ait çok az "özel" bilgi ortaya koyma eğilimindedir.

    Ama Facebook üzerinde paylaşma ve karşılıklı etkileşim olmaması, arkadaş ve akrabalarına ilgi göstermedikleri anlamına gelmiyor; bir şehir çığırtkanı deneği söyleşide "Ailemle, Facebook üzerinden konuşmam. Onlar benim için daha önemliler" diyor.

    Çoğu şehir çığırtkanı, birisiyle konuşmak istediğinde telefonu, SMSleri ya da doğrudan mesajlaşmayı kullanacaktır.

  • Kendi Resimlerini Yayınlayanlar - Selfie'ciler

    Nihai grup, hepimiz için çok tanıdıkları bir grup. Onlar da bundan çok hoşlanırlar. Onların durumu hakkında pek çok makale yazıldı. Bu makaleler, bugünün (millenial) narsizmi efsanesine de katkıda bulundu.

    Selfie'ciler, Facebook'u İlişki Kurucuları ile benzer şekilde kullanırlar. Yani resimler, videolar ve durum güncellemeleri yayınlarlar. Ama bunu temelde birilerinin dikkatini çekmek için yaparlar. Postalarına aldıkları yorumlar ve beğenirlerle güçlenirler ve araştırmada onlar uygun cümle şuydu; "Ne kadar çok "like" notifikasyonu alırsam, akranlarım tarafından o kadar çok onaylandığımı hissediyorum.

    Bu grubun deneklerinden birisi, yüzyüze görüşmede, "Bir resim çekip, telefonumda bırakmak, onun faydasız olmasına neden oluyor, ancak bir kez Facebook'ta bir şeyler yayınladığımda, bir şeyler yaptığımı gösteriyor."

Profesör Boyle, Selfie'cilerin çevrimiçi olarak sundukları kişiliğin doğruluğundan en az endişe duyan grup olduğunu söylüyor. Ama diğer gruplarda da benzer eğilimler varmış : "İlişki kurucular bile, Facebook üzerinde bir aşk ilişkisi sürdürebilir ama bu kişiyle bir araya geldiğinde durum ne olur, bilinmez". Buna karşılık şehir çığırtkanları, bilgisayarla kendileri ya da fikirleri hakkında paylaşım yapmadıkları için korunmuş oluyorlar."

Profesör Boyle, çevrimiçi etkileşimin bir baştan çıkarıcı özelliğinin, insanların kendilerinin daha iyi ya da farklı görüntülerini oluşturabildiği, olduğunu söylüyor.
Yazan: Mehmet Tasnikli      27 Temmuz 2017, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz