20 Eylül 2017, Çarşamba   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
turk-internet.com Okuyucuları Pek Çok Haberi Önce VE Nedenleri ile Okuyor
Yazan: Fusun S.Nebil      14 Temmuz 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Bugün bile hala aynı boşluk var maalesef. Çünkü teknoloji gazeteciliği başlarken yanlış başladı [1]. Örneğin uzun süre Türkiye'deki en büyük fuarı da yöneten Interpro'nun kuruluşuna bakarsanız, çok uluslu firmaların ülkemize görmeye başladığı 1990'ların ilk yarısında IBM, Compaq gibi çok uluslu firmaların konsorsiyumu tarafından kurulduğunu ya da Hürriyet / Radikal / Milliyet gibi gazetelerdeki bölümlere bakarsanız da, Microsoft tarafından 1995'lerde gazetecilerin gezdirilmesine başlandığında kurulduklarını görürsünüz.

  En Son Haberler
turk-internet.com 2000 yılında yayın hayatına başladığında, internet-bilişim alanında yatırım yapan kişiler için sektördeki bir boşluğu doldurmayı hedeflemiştik. Sektörde alana özel yayınlar veya günlük gazetelerin içinde bölümler vardı ama bunlar yetersizdi. Çünkü

  • Teknoloji yayınlarının çoğunluğunda, çok uluslu firmaların devamlı övüldüğünü, hiç eleştiri yapılmadığını görürsünüz,

  • Yerli firmalar hakkında bilgi yok gibidir (çünkü bu firmaların sponsorluk/reklam bütçeleri ve bakış açıları yoktur)

  • Araştırmaya dayalı ve nedenleri anlatan - analiz yapan gazetecilik yoktur

  • Haberler güncel değildir (çoğunluğu arkadan takip eder, ya da kopyalar)

Türkiye'de Teknoloji Gazeteciliğini Yabancı Firmalar Başlattı

Bugün bile hala aynı boşluk var maalesef. Çünkü teknoloji gazeteciliği başlarken yanlış başladı [1]. Örneğin uzun süre Türkiye'deki en büyük fuarı da yöneten Interpro'nun kuruluşuna bakarsanız, çok uluslu firmaların ülkemize görmeye başladığı 1990'ların ilk yarısında IBM, Compaq gibi çok uluslu firmaların konsorsiyumu tarafından kurulduğunu ya da Hürriyet / Radikal / Milliyet gibi gazetelerdeki bölümlere bakarsanız da, Microsoft tarafından 1995'lerde gazetecilerin gezdirilmesine başlandığında kurulduklarını görürsünüz.

Öyle ki, diğer gazeteciler, teknoloji gazetecileri için;

    "Bunlar bizim gibi haber peşinde koşturmazlar. Özel davet edilip, ya yurtiçinde ya da dışında lüks otellere ve eğlencelere götürülüp, yedirilip, içirilip, hediyeleri verilip, sonra da ellerine basın bültenleri tutuşturulup, öyle yazarlar"

eleştirileri (ve de çok haklı kıskançlıkları) yaparlar.

Ama onların ya da teknoloji gazetecilerinin farkında olamadığı konu şu; bunlarla yoğurulan gazetecilik yapısı bugün hala çok uluslu yabancı firmaların borazanı olmak şeklindedir. Bu firmalar hakkında eleştirel yazı bulamazsınız. Bunun sonucunda, adamların reklam yapma ihtiyacı da giderek azalır ve sonunda örneğin; Microsoft eski Genel Müdürü Xbox lansmanında 20 ülke için 1,9 milyar $ tanıtım bütçemiz var derken, "Bize düşen 100 milyon $ mı?" diye heyecanlanan Türk yayıncılarına "Maalesef Türkiye'ye 10 milyon $ bile yok" der ve bu 10 milyon $'ın da teknoloji basınına 1 milyon $'ı bile düşmez. Zaten neden düşsün, zaten kendi kendilerine ya da PR firmasının ilişkileri sayesinde reklam yapabiliyorlar.

turk-internet.com olarak biz eleştiri yazdığımızda ise yabancı firmalardan, sebebini bilseler bile "bunun kaynağı nedir?" yorumu alırız. Çünkü eleştirilmeye alışık olmadıklarından, bu tür haberlerde şaşırıverirler.

Ama bilirsiniz, turk-internet.com haberleri referanslı ve yakından takip şeklinde, gerektiğinde uzmanlara sorarak, yine gerektiğinde cevap hakkı tanıyarak verilir.

Bu yabancı firmaların eleştirilmemesi, tam tersine hep övülmesinin en iyi örneklerini "cihaz incelemeleri" başlığı altında görebilirsiniz. Yabancı yayınlarda bir cihaz için "şurası kötü" yazılan hususlar, Türk cihaz incelemeciler tarafından kayda alınmaz. Sadece iyi yönler yazılır. Çünkü alışkanlıklar bu yöndedir..

Ayrıca.. bu firmaların o cihazları hediye etme olasılığı ile sponsorluk ihtimalleri gözönüne alınmıştır [2].

Bunun sonucunda oluşan gazetecilik ise okunmaz. Forum sayfaları ile okuyucu çekilmeye çalışılır. Sonuç gitgide azalan reklam ve sponsorluk olanakları, işsiz kalan gazeteciler ve kapanan yayınlardır. Son 2 yıl içinde kaç teknoloji yayını kapandı biliyor musunuz?

Usta - Çırak İlişkisi



Gazetecilikte, kim ne derse desin, usta-çırak ilişkisi çok önemlidir. Habere bakış açısı, kullanılacak başlık, spot, ara başlıklar, sorulması gereken suallerin önceliği, hatta söyleşi veya özel haber öncesi yapılması gereken hazırlığa kadar, deşifrasyondan düzeltmeye değin yapılacak eylemler bu ilişki çerçevesinde öğrenilir.

Gazetecilikteki patronaj etkisi, genel itibariyle haberlerin özgürlüğüne gölge düşürdü. Bu, tamamen dünyalıkla ilgili bir durum. Patronların gazetecilik haricindeki işleri ki aslında son zamanlarda durum tamamen böyle, zarar görmesin amacıyla okuyucular, gerçekleri okuyamama durumu ile yüzleşti veya filtreli haberleri okumak durumunda kaldı. Bu, genel ve büyük resmin bir parçası.

Sektörel yayınlarda ise bu durum, patronların kazandıkları parayı değerlendirme tercihleriyle (bir dönem kimse inkâr edemez, iyi kazandılar) şekillendi. Örneğin, yabancı dil sorununa, maaşların iyileştirilmesine veya yan haklara hiç sıra gelmedi. Sektördeki kısır döngü ve düşük maaşlar nedeniyle kendini yetiştirmiş muhabir, editörler, daha yüksek maaşla PR’a veya kurumsala geçmeye başladılar. Bu durum, alttan gelen ve henüz gazetecilik normlarını öğrenememiş, sektörel bilgiyi tam olarak içselleştirememiş muhabirlerin yetişmesini kesintiye uğrattı. Usta-çırak zinciri keskin bir şekilde kırıldı.

Patronlar, bu kalite düşüşünün zamanla aşılabileceğini düşündü. Çünkü daha uygun fiyatla çalışabilecek insan sayısının fazlalığı, onların bu ümitlerini canlı tutuyordu. Akıbet hiç de öyle olmadı ve özelde teknoloji basınında yetişmiş insan gücü, kritik düzeyde azaldı. Öyle ki bırakın herhangi bir etkinlikte rasyonel soru sorabilecek muhabiri, röportajlara çağrılabilecek editör, haber müdürü sayısı bile kısıtlı hale geldi. Yetişmiş insan gücündeki eksiklik, yukarıda izah edilen reklam bazlı habercilik, yurt dışı-içi gezilerine olan motivasyon, bir şekilde razı olma durumu, vizyonsuzlukla karışık tahakkümü kabul eden anlayışla birleşince sektör karaya oturdu.

Doğal seleksiyon, adı üstünde doğaldır ve ortama ayak uyduramayan canlıların dış ve kontrol edilemeyen şartlar neticesinde sahneden inişine işaret eder. Teknoloji basını ise dış şartların dayatmasıyla birlikte kendi şartlarını da iyi değerlendirmeyerek kendi seleksiyonunu hızlandırmış oldu. Bunu kabul etmek, takdir edilir ki doğal ve kolay değil.

Hiç ümit yok mu diyenlere cevabımız tabii ki "var, biz de bunun için uğraşıyoruz" şeklinde olacaktır. Biz burada anlam verilemeyen şekilde sektörün kendi ayağına sıkmasını dile getirmeye çalışıyoruz.

turk-internet.com Yayıncılık Stratejisi



Sırası gelmişken turk-internet.com'un yayıncılık stratejisini de bir daha hatırlatalım;

  1. Tarafsız ve reklam almaya aldırmayan yayıncılık (firmaların hatalarını aynen yazmak -- ki bu konuda Türk Telekom - Microsoft - Cisco yazılarımızı hatırlatalım [3][4][5][6])

  2. Günceli takip eden habercilik (örneğin 2015 sonu dDOS saldırı haberleri turk-internet.com'da yayınlandıktan 4 gün sonra başka yayınlarda haber olabildi [6])

  3. Sektörün gittiiği yönü gösteren habercilik (örneğin Intel'in gerilemekte ve ARM'ın yükselişte olduğunu 6-7 yıldır yazıyoruz [7])

  4. Geçmişi, günümüzü ve geleceği analiz eden habercilik (bunları fiber haberlerimizde ya da siber saldırı haberlerimizde görebilirsiniz [8][9])

  5. Başka yerde olmayan haberler (örneğin 12 temmuz ABD İnternet Protestoları - gerçi biz farklı haberleri yayınladıktan sonra kopyalayan olabiliyor)

  6. Referanslı - doğru - cevap hakkı taşıyan - uzman görüşü yer alan habercilik (bütün yazılarımızda geçmişe yönelik linkleri görürsünüz.. Gerekli ise uzman görüşü ve yine gerekli ise cevap hakkı görürsünüz)

  7. Sade habercilik (haberlerimiz ya da sitemiz abartılı değil, sadedir)

Bu haliyle bazı genç gazetecilere ilham verdiğimizi biliyoruz. Zaman zaman bunu belirten oluyor. Sayıları az bile olsa, bundan da mutluyuz.




[1] Üzerinde çalıştığım "Türkiye'de Bilişim Teknolojilerinin Tarihi" isimli kitabımda bunun detayı yer alacak.

[2] Bunları detaylı konuştuğumuz bir röportajı burayı tıklayarak okuyabilirsiniz

[3] Türk Telekom'a 5 Yıl Önce Verilen Fiber Muafiyet Hakkı İşe Yaradı mı?

[4] Ojer Telekom'un Ödenmemiş Kredisini Türkiye mi Ödeyecek?

[5] Yıllarca Pazarda Sıkıntı Yaratan BSA'nın Türkiye'deki Faaliyet İzni Yenilenmedi

[6] Ortaya Çıkan Fotoğraflar NSA'in Cisco Cihazlara Casus Parçaları Taktığını Gösteriyor
Yazan: Fusun S.Nebil      14 Temmuz 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz