24 Temmuz 2017, Pazartesi   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
12 Temmuz ABD İnternet Protestolarında Neler Oldu?
Yazan: Fusun S.Nebil      14 Temmuz 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
12 temmuzda ABD'deki İnternet tarafsızlığı (Net Neutrality) konusunda bir eylem düzenleneceğini yazmıştık [1]. Ağ tarafsızlığı internetin özgürlüğü açısından önemli bir kavram çünkü ağ tarafsızlığının sağlanamaması durumunda, operatörlerin bazı yönlere / sitelere giden erişimi engelleme ya da kısıtlama ve hatta para isteme durumu ortaya çıkacak.

12 temmuzda ABD'deki İnternet tarafsızlığı (Net Neutrality) konusunda bir eylem düzenleneceğini yazmıştık [1]. O etkinlik düzenlendi. ABD’de çeşitli firma ve kuruluşlar kendi faaliyetleri çerçevesinde online etkinlikler yaparak, kullanıcıları yanlarına çekmeye ve onların farkındalığını arttırmaya çalıştılar.

Çünkü “ağ tarafsızlığı” dediğimiz olay, operatörlere avantaj sağlarken, bahsettiğimiz “içerik” firmalarının aleyhine dönecek ama asıl zararı kullanıcılar görecek.. Ya istediği yere gidememe ya da daha fazla para ödeyerek gitme opsiyonları arasında kalacak.

Ağ tarafsızlığı internetin özgürlüğü açısından önemli bir kavram çünkü ağ tarafsızlığının sağlanamaması durumunda, operatörlerin bazı yönlere / sitelere giden erişimi engelleme ya da kısıtlama ve hatta para isteme durumu ortaya çıkacak.

Hatları Ben Döşüyorum, Parayı Başkası Kazanıyor



Net tarafsızlığı son 5-6 yıldır, internet erişimi sağlayan operatörlerle, içerik sağlayan ve OTT olarak adlandırılan firmalar arasında önemli bir çekişme noktası. Özellikle video sitelerinin yani bant genişliği talebi yüksek içeriklerin çıkması ile alevlendi [2] [3]. Ama şöyle ya da böyle konu internet tüketicilerini --özgürlük ve maliyet açılarından-- ilgilendiriyor.

İnternet erişimi sağlayan operatörler, kablolar ve cihazlar için büyük yatırım yaptıklarını ve OTT firmaların hiç bir yatırım yapmadan bu yollar üzerinden büyük kullanıcılara ulaştığını, yatırımı kendilerinin yaptığını ama meyvalarını bu sitelerin yediğini söylüyorlar.

OTT (Over the Top yani hepsinin üzerinde) olarak adlandırılan Google, Facebook gibi firmaların astronomik gelir düzeyleri başdöndürüyor ve Türkiye’nin GSMH’na yaklaşan değerleri, operatörleri kızdırıyor ve bu tartışmayı alevlendiriyor.

Tabi ki, operatörler de benzer geliri kazanalım diye kendi video sitelerini açıyorlar. Ama olmuyor. Çünkü birisinin işi başka, diğerinin başka. Herkes kendi “core business” denilen asıl işini iyi yapar. Herkes hala en çok YouTube’e gidiyor. Kaldı ki, operatörün ki kendi müşterilerine yönelik oluyor, diğeri herkese.. Yani işin içinde ölçek ekonomisi de var. Dolayısıyla operatörün kendi video sitesi ya da herneyse o içerik sitesi olamıyor.

Bir dönem operatörlerin OTT firmaları kullanım başına faturalandırılması da tartışıldı ama rasyonel bir çözüm bulunamadı ve rafa kalktı.

Hatları Ben Döşüyorum, Ama Yaratıcılıkta Başarısızlıktan Para Kazanamıyorum



Bir de olayın başka yönü var. Şu anda ICANN Başkanı olan Göran Marby, İsveç BTK'sının başkanı iken ECTA konferansında bu konuya değinmişti. Marby'nin o konferansta yaptığı "Kuzeyden Bir Bakış; İnternet Dünyası Hakkındaki Mitler ve Gerçekler" [4] başlıklı sunumdan OTT ile ilgili bölümü buraya alıyoruz;

    OTT Diye Bir Şey Var

    Marby'nin adeta dalga geçtiği bir konu da OTT olayı. Over the Top kelimelerinin başharflerinden oluşan bu tanımlama, Facebook, Google gibi en üstteki uygulamalara verilen ad. Operatörler uzun zamandır, altyapı yatırımlarını kendilerinin yaptığını yani para harcayanın kendileri olduğunu ama para kazananın OTT firmalar olduğunu söylüyorlar ve bu konuda düzenleme istiyorlar (bir ara her bir sitenin gelen müşterinin operatörüne para ödemesi bile konuşuldu).

    OTT'ler genellikle Amerikalı firmalar. Dolayısıyla "internetin parsasını ABD topluyor" düşüncesi uzun zamandır konuşuluyor. İnternetin yönetişimi yani IGF toplantılarının ana temalarından birisi de bu konu.

    Diğer yandan Brüksel'deki konferansın, Avrupa'lı operatör ve düzenleyici firmaların konferansı olduğunu aklımızda tutalım ve Marby'nin bu konuda söylediklerine bakalım;

    • Bugünün operatörleri internet ekonomisinin sadece bir parçasıdır (başka parçalar da var)
    • OTT ise internet ekonomisinin tamamı anlamına gelmez
    • İnternet ekonomisinde internet servisleri, iş dünyası, hükümet ve sosyal çözümlerden oluşan bütünün bir parçasıdır.

    Anlattıklarının anlamını desteklemek için Marby, İsveç'ten 2014'e dair şu rakamları verdi;

    • Kamu sektörüne deklare edilen vergi işlemlerinin % 70'i internet üzerinden geldi
    • Bankalara yapılan işlemlerin % 90'ı internet üzerinden yapıldı


Özetle Marby diyor ki; palavrayı boşverin, işinize ve para kazanmaya bakın. Öyle yatırım yaptım, öyleyse para ben kazanmalıyım demeyin.

Operatör Kendisine Para Ödeyen Müşterisinin Özgürlüğünü Nereye Kadar Kısabilir?



Net tarafsızlığı burada önümüze çıkıyor. Operatör kendi video sitesi orada dururken, para harcadığı kabloların ve cihazları kullanarak YouTube'e giden ama bir yandan da kendisine para ödemiş olan kullanıcısının özgürlüğünü engellemeli mi?

Kullanıcı parayı zaten operatör kendisini internete bağlasın diye veriyor. Bağlandıktan sonra, şu yöne gideceksen 5 TL daha, bu yöne gideceksen 10 TL daha mı diyecekler?

Bu soruların cevabını ABD ve Avrupa bir kaç yıl önce tartıştı. O dönem operatörler yönünde hareket eden FCC ve Obama hükümeti ortaya SOPA/PIPA gibi kanunlarla, AB ise ACTA ile geldiler ama her ikisi de kullanıcılardan gördükleri tepkiler sonrasında bu kanunları iptal etmek zorunda kaldılar [5] [6].

ABD tepkiler üzerine Önce Obama fikir değiştirdi, sonra da FCC 2015 yılında "Open Internet Order" isimli bir düzenlemeyi yürürlüğe koydu [7]. Şimdi ABD'de Trump hükümeti ve yeni bir FCC başkanı, aynı konuyu yeniden ısıtıp, Amerikalı kullanıcıların önüne koyuyor[8]. Diyebilirsiniz ki, “eee tabi patrondan başkan olursa, kullanıcıların değil, şirketlerin sorunlarını önemser”.

İroniktir; ocak ayında Cumhurbaşkanı Trump tarafından seçilen FCC Başkanı Ajit Pai, operatörlerin serbestçe internet erişimini ve fiyatları kontrol edebileceği ve herhangi bir regülasyon olmayan düzene “açık internet” adını veriyor. Bu konuya yönelik bir kanun taslağı “Internet Özgürlüğünü Geri Yükleme” gibi komik bir başlık ile mayıs ayında tanıtılarak Amerikan Senatosunun “Ticaret, Bilim ve Ulaşım” komitesine sevk edildi [8].

Hiç şüphesiz oradan geçtiği takdirde, bu uygulama tüm dünyaya yayılacak. Yani bizi de ilgilendiren bir gelişme bu.
Dolayısıyla 12 temmuz "Eylem Günü" önemli bir gün idi [1].

Bakalım o gün neler yaşanmış...



Fight for the Future (Gelecek için Savaş), Free Press Action Fund (Özgür Basın Eylem Fonu) ve Demand Progress (Gelişme Talep Et) gibi örgütlü gruplar, ağ tarafsızlığı yok olduğunda, internet erişimi için farklı maliyetler ödenmek zorunda kalınacağı konusunda kullanıcılarda farkındalık yaratmaya çalıştılar.

Gördüğünüz gibi, çağımız “ALGI ÇAĞI”. Politikacıların hepsi –orada ya da burada—algıya oynuyor. Yani interneti operatörlerin eline bırakıp, kullanıcıları mali ve özgürlük anlamında kısıtlayacak bir kanuna bile “İnternet Özgürlüğünü Geri Yükleme” adı veriyorlar. Komedi gibi..

O nedenle kullanıcıların farkındalığı en önemli konu durumundaydı.

Web’in kurucusu ve “Net tarafsızlığın” önde gelen destekleyicilerinde Tim Berners-Lee, “Net tarafsızlık kaybedersek, interneti de kaybederiz" diyen bir video yayınladı. Aşağıda bu videoyu izleyebilirsiniz.



Mark Zuckerberg kişisel Facebook sayfasında protestoyu destekleyen bir not yayınladı [9]. "Şu anda, FCC, internetin herkes için açık bir platform olmayı sürdürmesini sağlamaya yönelik kurallara sahip. Facebook'ta bu kuralları kesinlikle destekliyoruz. Aynı zamanda, tarafsızlığı korumak için Kongre üyeleri ve başkaları ile birlikte çalışmaya açıkız " yazdı.

Sheryl Sandberg de benzer bir mesaj yayınladı : "İnternetin herkes için açık tutulması çok önemlidir. Bu sadece yeniliği teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda insanların hayatlarını değiştirebilecek ve sesleri başka şekilde duyulmayacakların bilgiye erişmelerini sağlıyor" yazdı.

12 temmuz protestocularının “İnternet Çapında Ağ Tarafsızlığını Koruma Eylemleri Günü” adını verdikleri günde, FCC’nin ta 1934’de koyduğu (ki bizim Anayasamızda da benzer madde var) ifade özgürlüğü için savaş ilan edildi. Web siteleri ve mobil uygulamalar, kullanıcılarının günlük işlemleri sırasında, ağ tarafsızlığının kalkması durumunda neler olacağını gösteren “uyarılar” gösterdiler.

Mesela Reddit sitesi, en belirgin mesajlardan birinde metni yavaş yavaş yükleyen bir pop-up mesaj yerleştirdi: "En sevdiğiniz siteler yavaşça yüklendiğinde internetin eğlencesi daha az, değil mi?" mesajı verdi.

Bütün bunlar yararlı oldu mu? Önümüzdeki günlerde göreceğiz. FCC’nin konuyla ilgili bir de kamuoyu görüşü anketi var. Bakalım internetçileri hangi savaşlar bekliyor. Ya da internetin güzel-özgür günleri sona mı eriyor?




[1] ABD'de 12 Temmuzda 'Ağ Tarafsızlığı Eylem Günü' Gerçekleştirilecek

[2] 2008’in Bilişim-Telekom Trendleri Neydi? - 1

[3] EMİN KÖKSAL : Ağ tarafsızlığı ilk Olarak Skype Benzeri Bir Uygulama Bloklandığında Konuşulmaya Başlandı - 1

[4] Büyük Operatörler Daha Fazla Kar ve Dolayısıyla Daha Çok Yatırım Yapar İnanışı Bir Mit mi?

[5] ABD Çapında 'Ağ Tarafsızlığı (Net Neutrality)' Protestoları Var

[6] ACTA Reddolundu; Destekçileri Avrupa Parlamentosu'ndaki Oylamada Hezimete Uğradı

[7] Obama, Adil Kullanım Kotasına Karşı ve FCC'nin Tersine, Ağ Tarafsızlığı'ndan ve Açık İnternet'ten Yana Olduğunu Açıkladı

[8] Amerikan Genişbant Sağlayıcılar Mutlu; Trump Yönetimi, Obama'nın Koyduğu Net Tarafsızlığını Geriye Alıyor

[9] Mark Zuckerberg : Today people across the US are rallying together to save net neutrality
Yazan: Fusun S.Nebil      14 Temmuz 2017, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz