26 Şubat 2017, Pazar   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
Tayfun Küçük : OdeaBank’ta Yalın Teknolojiyi Öne Çıkarıyoruz ve Öncelikle İş Süreçlerimize Odaklanıyoruz
Yazan: Fusun S.Nebil      13 Kasım 2015, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Odeabank Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Tayfun Küçük : "Bizim teknoloji anlayışımız şöyle: Biz bir bankayız. Finansal servis sağlayıcı kurumuz ve dolayısıyla asli işimiz bankacılık. Onun için de hiç bir zaman bir teknoloji şirketi olmak gibi bir düşünceye sahip değiliz. Çünkü artık günümüzde öyle bir hâle geldi ki, bütün sektörlerde, bütün şirketlerin birer teknoloji şirketine dönüşmesi çok olası gibi geliyor ama aslında herkesin asli işini yapması ve teknolojiyi burada o asli işini yapmak için kullanım alanında en iyi şekilde kullanması lazım. "

Bu yıl IDC finans çözümleri konferansına katılan Tayfun Küçük, bir panelde OdeaBank'taki uygulamaları çerçevesinde konuştu. Kendisiyle panel öncesinde genel bir söyleşi yaptık.

turk-internet.com : Tayfun Bey, farklı IT çözümleri olduğunu biliyoruz. Siz de “Biz teknolojiyi araç olarak kullanıyoruz” diyorsunuz, değil mi? Bize açıklar mısınız bunu?

Tayfun Küçük :
Keyifle! Bizim teknoloji anlayışımız şöyle: Biz bir bankayız. Finansal servis sağlayıcı kurumuz ve dolayısıyla asli işimiz bankacılık. Onun için de hiç bir zaman bir teknoloji şirketi olmak gibi bir düşünceye sahip değiliz. Çünkü artık günümüzde öyle bir hâle geldi ki, bütün sektörlerde, bütün şirketlerin birer teknoloji şirketine dönüşmesi çok olası gibi geliyor ama aslında herkesin asli işini yapması ve teknolojiyi burada o asli işini yapmak için kullanım alanında en iyi şekilde kullanması lazım.

Bu nedenle de ben yalın teknolojiyi seviyorum ve kurumumuzda açıkçası yalın teknolojiyi öne çıkartmaya çalışıyoruz. Yalın teknoloji de şunu diyor: Yalın teknolojide biz öncelikle iş süreçlerimize odaklanıyoruz.

Doğru iş süreçlerine odaklandığımız zaman bunun etrafına tabii ki müşteri bazlı, özellikle de müşterinin ODEA BANK üzerindeki yolculuğunu tanımlayan diğer adımları doğru yerleştirdiğiniz zaman hep en iyi teknolojileri bulma şansına sahip oluyorsunuz.

Bizim Türkiye’de şöyle bir şansımız var: Mükemmel bir ekosistem ile çalışıyoruz. Çok iyi tedarikçiler var. Her alanda en iyiler ile çalışabilme şansına sahipsiniz. Hiçbir yerde tek başına, tek bir tedarikçiye bağımlı kalmak gibi bir kaygıya sahip değilsiniz; her zaman alternatifler yaratabiliyorsunuz ve bu tip etkinliklerin en güzel taraflarından biri de, onların hepsini bir arada bulabiliyorsunuz. Onun için yalın teknolojiye inanan kurumlar açısından Türkiye gerçekten bir cennet.

turk-internet.com : Sizin bankada, teknoloji bölümünün organizasyonu nasıl?

Tayfun Küçük :
Biz bankada teknolojiyi aslında birden çok bağımsız ünitenin ortak paydası olarak kabul ettik. Cheef Teknology Officer başlığının altına biz bilgi teknolojilerini, iş çözümlerini koyduk – ki, iş çözümleri özellikle önemli bir alan çünkü iş birimleri ile teknoloji birimleri arasındaki bağı kurmak için pek çokları çeşitli köprüler inşa etmeye çalışır, iş birimlerine biraz daha teknoloji dilini kullandırtmaya, teknoloji birimlerine biraz daha iş dilini kullandırtmaya çalışır.

Biz ODEA BANK’ta iş birimlerinden bakoldığında teknoloji birimi gibi gözüken, teknolojiden bakıldığında iş birimi gibi gözüken, her iki dili de kullanmaya hâkim bir iş çözümleri ailesi yarattık. İş çözümleri ailesi bizde hem iş zekâsından, hem de değişim yönetiminden sorumlu.

Bir başka özellik de yine ODEA BANK’ın, iş yerinde hiçbir şekilde herhangi bir geliştirme, yazılım geliştirme faaliyeti yapmıyoruz. Biraz önce bahsettiğim o ekosistemi kullanmayı tercih ediyoruz.

Bunun yanında direkt bankacılığı ve işlem bankacılığını da aldık. Direkt bankacılık temelinde aslında biraz daha B2C diyebileceğimiz ama işlem bankacılığı B2B biraz daha işten işe, diğeri de biraz daha işten son kullanıcıya yönelik taraftan sorumlu ama hepsinin ortak paydası teknoloji. Bu ortak paydanın güzel tarafı da arka tarafta yaptıkları işler, müşteriyi ilgilendiren tarafı, bankayı ilgilendiren tarafı ve tedarikçileri ilgilendiren tarafında aynı sistemin içinde bütün işleri çok daha yalın, çok daha hızlı ve çok daha sorunsuz bir şekilde ilerlemeyi sağlıyor. Aslında ODEA BANK’ın 3 yıl içerisinde geldiği noktada bu hareket planının da bence çok büyük bir etkisi var çünkü bu bizi gerçekten hızlı kıldı.

turk-internet.com : “Hızlı kıldı” derken? Siz gördüğüm kadarıyla iş zekâsı konusunda da en erken davranan, onu ayıran bankalardan birisiniz ya da hatta şirketlerden birisiniz. İş zekâsı konusunu bize biraz anlatır mısınız?

Tayfun Küçük :
Çok teşekkürler! İş zekâsı, bizim kuruluşumuz - ki 2012 Kasım ayında açtık ilk şubemizi; tam 3 yıl önce açtık- Bizim kuruluş günümüz ya da açılış günümüzden itibaren devrede olan ve bizim karar verme kültürümüzü baştan başa yeniden dizayn eden bir anlayış ile kuruldu. Karar verme kültüründe gerçekten doğru kararlara erişebilmek için doğru verinin üzerine oturmanız lâzım. Eğer veriler doğru değil ise, verdiğiniz kararların doğru olmasını beklemeniz de çok mümkün olmuyor.

Bir başka gerçek de, veriler aslında farklı birimler ve hazırlayanlara göre farklılık göstermemeli. Aslında bu bir banka için özel değil elbette; bütün kurumlar için geçerli. Herhangi bir kurumda herhangi bir veri ve o verinin sonucu ile ilgili olması gerekenler: Birincisi, kendi içinde tutarlı olmalı, her kim hazırlar ise hazırlasın farklılık göstermemeli; ikincisi, herkes için istenildiği zaman erişilebilir olmalı ve üçüncüsü de, hazırlanması için gerçekten çok büyük bir operasyonel yükü arkasında getirmemeli.

Biz İş Zekâsı Birimi’ni bu anlayış ile kurduk ve ilk günden itibaren gerçek zamanlı, eş zamanlı bütün kullanıcıların o bilgiye erişebilmesi, o verilere erişebilmesi ve karar verme kültürlerinin bir parçası olarak, en önemli parçası olarak, gerçek ve gerçekten güvenilirliği kesin olan veriye dayanmasını sağladık.



turk-internet.com : 2016’da Neler Planlıyorsunuz?

Tayfun Küçük :
2016 yılı ile birlikte aslında İş Zekâsı ile başladığımız bu yolculuğu biraz daha büyük veri ile birleştirerek, bir veri laboratuarı kurmayı amaçlıyoruz ve bu veri laboratuarının içerisinde temel olarak İş Zekâsı ile başladığımız o karar verme kültürünü biraz daha diğer iş birimlerinin de ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde, öncelikle veri madenciliği ile genişletmeyi istiyoruz çünkü iş zekâsı ile bugüne kadar yaptığımız daha çok bugün neden olduğu veya ne sorularına cevap vermekte. Halbuki veri madenciliği ile birlikte biz biraz daha geleceğe ilişkin tahminleri de bu işin içine almak istiyoruz.

İkincisi, yapımız gereği o yalın teknoloji anlayışının yanında mutlaka ama mutlaka makine öğrenmesini katmak istiyoruz çünkü olabildiği kadar otonom sistemler bizim işlerimizi yapmak tarafında bizim sahip olabileceğimiz ve görebileceğimiz derinlikten çok daha derinlere giden, çok daha iyi ilişkileri analiz edebilen sistemler haline geldi ve bunları sadece iş birimleri için değil, çok basit bir örnek: Bilgi teknolojilerinde alt yapı yönetiminde de kullanmak istiyoruz çünkü takdir edersiniz, binlerce servis kullanıyoruz kendi içimizde ve bu servislerin kendi aralarındaki ilişkilerinin hiç bir zaman bir insanın anlayabilmesine tam anlamıyla imkân yok. Halbuki bunu makina öğrenmesini yaptığınız zaman çok daha iyi sonuçlar, çok daha güvenilir sonuçlar ve çok daha geleceği tahmine den sonuçlara gidebiliyor.

Üçüncüsü, hayatımız artık gerçekten gerçek zamanlı akıyor ve o gerçek zamanlı hayatta bizim bazı işleri gerçekten o anda çözmemiz gerekiyor. Bu veri labaratuarını biraz da bunun için kullanmak istiyoruz ve son en önemlisi bence optimizasyon çünkü bütün sektörlerde yer alan kâr marjları ile beraber, yaptığımız işteki operasyonel giderler hepimiz için çok önemli hale geldi. Bizim bu operasyonel giderleri, sadece operasyonel gider olarak değil aslında hayatın her tarafında en iyi şekilde optimize etmemiz lâzım. Bu kuracağımız veri labaratuarının en temel noktaları da işte bu dört tanesi. Yani, makine öğrenmesi, veri madenciliği, gerçek eş zamanlı aksiyon alınabilen verinin işlenmesi ve son olarak da optimizasyon.
Yazan: Fusun S.Nebil      13 Kasım 2015, Cuma      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz