24 Nisan 2018, Salı   |   English
ABD'nin Gezi Parkı Benzeri Protestosu Wall Street İşgalleri ile Tanınan Aktivist Blasio New York'a Belediye Başkanı Oldu
Yazan: Çagdas Aru      02 Ocak 2014, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
New York'un yeni belediye başkanı Bill de Blasio dün itibariyle görevine başladı. Blasio'nun ilk icraatlarından birisinin şehirdeki faytonları kaldırmak ve yerlerine retro stilde elektrikli araçlar getirmek olacağı söyleniyor. Zaten Blasio'nun ilginç kişiliği ve aktivist mizacı, Amerikan ekonomisinin kalbi olan New York'ta bazı şeylerin değişeceğini gösteriyor. Ancak bu değişimin hem Wall Street eylemlerinde eleştirilen %1'lik zengin zümre hem de Blasio'nun da eylemcilerinden birisi olduğu Occupy hareketi tarafından nasıl karşılanacağı şimdilik merak konusu.

New York'un yeni belediye başkanı Bill de Blasio dün itibariyle görevine başladı. Blasio'nun ilgimizi çeken özelliği, karısı ile birlikte, ABD'nin Gezi Parkı benzeri protesto etkinliği olan Wall Street İşgalcileri hareketi [1]sayesinde kamuoyunda tanınan bir aktivist haline gelmesi. Blasio kendisini % 99'un Valisi diye tanımlıyor ve 2 şehri ortadan kaldırıp tek şehir haline getireceğini söylüyor.

% 99, Wall Street İşgalcilerinin kullandığı bir tanım. Kendi sayılarını % 99, onları sömüren finansçı/borsacıları % 1 olarak tanımlıyorlar[2]. 2 şehir ise Charles Dickens'ın "2 Şehrin Hikayesi" isimli kitabından geliyor. Fransız İhtilali öncesinde ve sonrasında, köylülerle, aristokratlar arasındaki ilişkileri anlatır[3]. Blasio ise (nasıl yapacaksa) zengin ile fakiri birbirine yaklaştıracağını söylüyor.

Bill de Blasio, 5 Kasım 2013'te yapılan New York Belediye Başkanlığı seçimlerinde, oyların %73'ünü alarak ezici bir çoğunlukla yeni belediye başkanı seçildi. Bu "nevi şahsına münhasır" kişinin son 3 dönem New York Belediye Başkanı olan $ milyarderi Michael Bloomberg'in aksine orta sınıf bir aileden gelmesi, 1988'de Quixote Center'ın siyasi organizatörü olarak Nikaragua'ya gitmesi ve ABD tarafından organize edilen kontrgerilla birimlerine karşı yerel Sandinista direnişine destek vermesi, ABD'ye döndükten sonra da bu destekten vazgeçmeyip New York Bölgesi Nikaragua Dayanışma Ağı grubuna üye olması, son dönemde ise Occupy Wall Street eylemlerine katılması, şimdi ABD ekonomisinin kalbi olarak bilinen New York'ta büyük bir değişimin başladığına işaret ediyor mu, tartışılmaya başlandı[3].

Bu dönüşümün neler getireceğini şimdiden kestirmek kolay değil, bazıları ve kendisi, ABD'nin en önemli şehirlerinden birisi olan New York'da başarılı olacağını düşünüyor ama bazıları da New York'un artık yönetilemeyen bir şehir haline geleceğini iddia ediyor[4]. Örneğin artık 2ci yılını doldurup, 3cü yılına girecek olan Wall Street'teki işgalcilere müdahele eden polis eski belediye başkanı Bloomberg'in emrindeydi. Şimdi aynı polis Blasio'nun emrine girdi. Acaba Blasio Wall Street İşgalcileri konusunda nasıl davranacak?

Blasio gerek geçmişte Sandinista'ya, gerekse bugün Wall Street İşgalcilerine verdiği destek nedeniyle, "yerleşik düzene karşı" bir aktivist olarak tanımlanıyor. Ama Demokrat parti çatısı altında siyaset yapan Blasio en nihayetinde Obama'nın onayını almış bir kişi. Belki bir dönüşüm var. Belki de, Blasio geçmişten bu yana truva atı gibi çalışıyor.

Dışarıdan bu sıradışı insanın geçmişine bakıldığında, insan ister istemez bir şeylerin değiştiğini ve en azından New York'ta Bloomberg gibi parasıyla tanınan birisi yerine sosyal projeleriyle ve aktivist kimliğiyle öne çıkan birisinin seçildiğini görüyor.

Aslında Wall Street eylemlerine destek veren, hatta Long Island Kolej Hastanesi'nin kapatılmasını protesto eden bir eylemde polis tarafından diğer eylemcilerle birlikte gözaltına alınan Blasio'nun şimdi New York Belediye başkanı olması bana, tam da ülkemizde bir yerel seçim hazırlığı varken, Occupy Wall Street ile benzerlikler gösteren Gezi Parkı eylemlerinin de kendi dinamiğini yaratıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı çıkartıp çıkartamayacağını veya en azından yerel seçimlere bir hareket getirip getiremeyeceğini düşündürtüyor.

Bir yandan da, New York seçimlerinde eski başkan Bloomberg'in 3 dönem üst üste Belediye Başkanlığı yapması nedeniyle yorulmuş ve seçime girememiş olması da bir unsur. Ama Blasio'nun onca aday varken öne çıkması ve seçimi kazanması (önce diğer Demokrat adaylara karşı, sonra da Cumhuriyetçi aday Joe Lhota'ya karşı) ilginç bir gelişme. Bundan sonra Blasio'nun ne gibi sosyal projeler geliştireceği ve New York'un çehresinde ve kalbinde nasıl değişikler yapacağı merak konusu. Şimdilik konuşulan ilk değişim, faytonların kalkması ve yerlerine elektrikli araçlar getirilmesi. Bunun için de faytoncuların mağdur edilmeyecekleri ve elektrikli araç işletmesinin de en azından bir süreliğine yine faytonculara verileceği söyleniyor (bu arada faytoncular içinde Türkler ağırlıklı).

Blasio'nun seçilmesiyle ilgili gerçekten eksi yazabilecek en net unsursa, New York Belediye Başkanı seçimlerinde sandık başına giden seçmen sayısının tarihindeki en düşük oranı olan %24'te kalması. Yani Blasio, seçmenlerin çeyreğinin bile katılmadığı bir oylamada başkan olabildi. Dolayısıyla değişimin önünde beklenenden çok daha sert kayalar da olabilir.  


Güncelleme : de Blasio'nun sosyal medya kullanımı ile ilgili detayı Sosyal Medya Seçim Kazandırır mı? Bill de Blasio Örneği başlığı altında okuyabilirsiniz.


[1] Wall Street İşgalcileri, Arap Baharı, Gezipark Direnişi, Bir Bütünün Parçaları mıdır?

[2] Wall Street'te Neler Oluyor? Aysberg'in Görünmeyen Kısmı - 1

[3] Wikipedia : 2 Şehrin Hikayesi

[4] Make New York City Ungovernable: Lessons From the Anti-Apartheid Struggle in the Age of Bill de Blasio
Yazan: Çagdas Aru      02 Ocak 2014, Perşembe      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz