vBulletin tracker
25 Nisan 2014, Cuma   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
Şevket Hasdemir : SGK'lı Çalışan ya da Emekliler Özel Hastanelerde Avuç İçi Okuma Sistemi ile Tedavi Olacaklar - 1
Yazan: Fusun S.Nebil      06 Mayıs 2013, Pazartesi      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Fujitsu Yöneticisi Şevket Hasdemir: "Parmak izi gibi değil çünkü parmak izi tekrar edilebilir, kopyalanabilir bir data ayrıca kriminal bir data. Mesela siz burada yoksunuz ama bardağı tuttunuz ardından sizin parmak izinizi tespit ederek, sizin kimliğinizi tespit edebilirler. Ama biyometrik datada yani avuç içi datada tuttunuz burada herhangi bir iz bırakmıyorsunuz. O nedenle kriminal bir data değil. Zaten Türkiye Cumhuriyet’inde kriminal datayı yani parmak damar izini tutma yetkisi sadece İç İşleri Bakanlığı’na ait. O nedenle başka Türkiye’de bu veriyi kimse tutamaz."

Sağlık sistemi geliştikçe sağlık bilişiminde de farklı uygulamalar ortaya çıkıyor. Bunlardan birisi SGK'lı çalışan ya da emeklilerin, bazı sağlık hizmetlerini özel hastanelerden almaları. Ancak hızla sayıları artan özel hastanelerin de müşteri bulmaları ve sürdürülebilirliği sağlamaları lazım. Bu noktada SGK'nın özel hastanelerde tedavi olacak çalışan ve emeklilerin kimliklerinden emin olmak amacıyla yeni bir sistemi uygulamaya almaya hazırlandığını öğrendik. Antalya'da düenlenen IDC CIO Summit konferansında SGK'nın Hizmet Sunum Genel Müdürü Adem Onar'dan dinlediğimiz “Avuç İçi Okuma” sistemini, uygulamaya hazırlayan Fujitsu Teknoloji yöneticilerinden Şevket Hasdemir'den dinledik (söyleşinin videosunu burayı tıklayarak seyredebilirsiniz).

turk-internet.com: Şevket Bey Antalya’daki CIO Summit sırasında, her firma bilinen konuları sundu big data vesaire. Siz farklı bir sunum yaptınız avuç içi okuma; öncelikle bu sistem nedir, bize biraz anlatır mısınız?

Şevket Hasdemir:
Tabii ki. Kısaca biyometrik kimlik doğrulama olarak geçiyor. Kurucusunun kendisine ait patenti olan avuç içi damar izi tanıma sistemi bu. Daha doğrusu bu tamamen kişinin biyometrik kimliğini tanımlayan herkese, şahsın kendine ait olan bir data. Bu data avucun içerisindeki beş milyar referans noktasından tespit ediliyor ve herkes için ayrı.

turk-internet.com: Parmak izi gibi?

Şevket Hasdemir:
Parmak izi gibi değil çünkü parmak izi tekrar edilebilir, kopyalanabilir bir data ayrıca kriminal bir data. Mesela siz burada yoksunuz ama bardağı tuttunuz ardından sizin parmak izinizi tespit ederek, sizin kimliğinizi tespit edebilirler. Ama biyometrik datada yani avuç içi datada tuttunuz burada herhangi bir iz bırakmıyorsunuz. O nedenle kriminal bir data değil. Zaten Türkiye Cumhuriyet’inde kriminal datayı yani parmak damar izini tutma yetkisi sadece İç İşleri Bakanlığı’na ait. O nedenle başka Türkiye’de bu veriyi kimse tutamaz.

turk-internet.com: Kişisel gizlilikten ötürü mü?

Şevket Hasdemir:
Tabi! Avrupa Birliği kişisel verileri koruma kanuna göre, kimse altı aydan fazla parmak izini tutamıyor. Biyometrik iz ise her ne kadar biyometrik data olarak geçmesine rağmen kişinin rızasıyla veya ülkenin yüksek menfaatleriyle tutulabiliyor.

Bir de bizim tutmuş olduğumuz data geometrik bir data değil. Buradaki avuç damar izlerini beş milyon referans noktasından sayısallaştırılmış halini tutuyoruz biz. Yani bir matematiksel veri tutuyoruz. Bu ürün nasıl bir ürün? Kişilerin tanımlanması gerektiği noktalarda aklınıza gelebilecek her tarafta kullanılabiliyor.

turk-internet.com: Mesela?

Şevket Hasdemir:
Çok ilginç bir kullanım alanı var. Mesela biz sosyal güvenlik kurumunda bu projeyi yaptık. Şimdi sosyal güvenlik kurumunda sağlık hizmetleri verirken daha önceden biliyorsunuz sağlık karneleri vardı. Fakat sağlık karneleri suiistimale uğradı. Onun yerine dedik ki T.C. kimlik numarasıyla siz o hizmeti alabilirsiniz. Vatandaş hastaneye gitmemesine rağmen gitmiş gibi çok fazla SGK’ya talepler gelmiş.

turk-internet.com: Veya erkek olup da doğum yapanlar var.

Şevket Hasdemir:
Aynen öyle Adem Bey’in sunumunda da vardı. Erkek olup doğum yapmış hastalar çıktı ortaya. Buna benzer usulsüzlükler sadece bizim ülkemizin problemi değil dünyada gelişmekte olan bir çok ülkenin ciddi bir problemi. Bu ilişki, devletle özel hastaneler arasında kurulan ilişki, tamamen güvene dayalı bir ilişkiydi.

Şimdi baskınlar yapılıyor hastanelere. Doktorun önünde beş bin tane nüfus cüzdanı fotokopisi var. Artık bunu bazı hastaneler, suiistimal eden hastaneler o kadar çok büyük bir boyuta getirmişler ki “script” yazmışlar. Diyelim ki bir yerde bir database var, bir T.C. kimlik numarası var, arada HVS sistemi var burada da SGK var. Buradaki databaseden on günde bir T.C. kimlik numarası alıyor script buna karşılık bir rapor hazırlıyor, T.C. kimlikle eşleştiriyor ve SGK’dan bu parayı talep ediyor. Ve SGK yaklaşık olarak hasta başına 50 TL para ödüyor.

2004 yılı ila 2011 yılları arasında devletin yapmış olduğu sağlık harcamaları 4 milyardan, 47 milyara çıkmış bulunmakta. Önlenemez bir yükseliş var, bunu da kontrol etmek zorundalar.

Biz de gittik SGK’ya, dedik ki biz sizin bu probleminizi çözeriz. Nasıl çözersiniz? Biyometrik kimlik doğrulama sistemiyle çözeriz. İlk önce SGK’nın sanal hastanesinde uygulamayı başlattık. Yaklaşık 2 ay kadar test pilot çalışmaları yaptık. Sistemin sağlıklı çalışacağı görüldüğünde bize iki özel hastane verdi SGK. Bu iki özel hastanede sistemimizi uygulamaya başladık, oradan da pozitif sonuçlar aldık. Hem hastaların kulanım kolaylığı, bir de bu işin sosyal kabul edilebilirlik tarafı var.

turk-internet.com: Burada ne tür bir problem hissediyor hasta, fişlendiğini mi hissediyor?

Şevket Hasdemir:
Evet! Fişlendiğini hissediyor, ben neden bu sistemi kullanıyorum diyor, toplumun buna hazır olması gerekiyor. Artı hastanedesiniz ve bir uygulamaya tabi tutuluyorsunuz günün sonunda fişlenme korkusuyla birlikte “Benim sağlığıma da zararlı mı?” korkusuyla da kalabiliyorsunuz. Mesela retinada kullanamıyorsunuz. Retina taramasında gözünüzü açıyorsunuz o sizin gözünüzün arkasındaki damar haritasını çıkarıyor ama ve lakin bunu kimse kabul etmez.

turk-internet.com: Radyasyon filan diye mi?

Şevket Hasdemir:
Yani gözünüzü açıyorsunuz ve gözünüze bir ışın tutuluyor bu kabul edilebilir bir durum değil. Korku yaratıyor. Gözüm çizilir, gözüm bozulur hepsinden en önemli duyu organlarından bir tanesi. Biz özel hastanede iki pilotumuzu da tamamladık sonra SGK’ya dedik, “Tamam bu çok güzel, uygulamaya geçelim,” diye “ama bunu bir ilde uygulayalım.” Yani bu ilin tamamında çalışıyor mu?

Türkiye’nin her ne kadar son beş yıl içerisinde network altyapısı gelişmiş olsa da tüm Türkiye’yi düşündüğünüz zaman bu sağlanabilecek mi, data büyüklükleri, altyapısı yeterli mi? 1 Temmuz 2012 tarihinde biz Konya’daki tüm özel hastaneleri sistemle donattık.


Söyleşinin devamını Şevket Hasdemir : Avuç İçi Okuma ile Pilot Denemede Provizyon ve Hasta Sayısında Ciddi Azalma Oldu - 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Yazan: Fusun S.Nebil      06 Mayıs 2013, Pazartesi      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz