20 Ekim 2017, Cuma   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
BrandFinance'e Göre, Türkiye'nin En Değerli 100 Markasının Toplam Değeri Bu Yıl Geriledi
Yazan: turk-internet.com Haber Merkezi      05 Eylül 2012, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Marka değerleri araştırması yapan BrandFinance'e göre, "Türkiye'nin En Değerli Markaları" araştırması'nda Türk Telekom ilk sırada yer alırken, Türk Hava Yolları 2'inci, Akbank 3'üncü oldu. Araştırmanın 2012 sonuçları Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

  En Son Haberler
Marka değerleri araştırması yapan BrandFinance'e göre, "Türkiye'nin En Değerli Markaları" araştırması'nda Türk Telekom ilk sırada yer alırken, Türk Hava Yolları 2'inci, Akbank 3'üncü oldu. Araştırmanın 2011 sonuçları Brand Finance Türkiye Direktörü Muhterem İlgüner tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

2011 Araştırmasına göre, Türk Telekom 4'üncü kez Türkiye'nin en değerli markası olarak açıklanırken, sıralamada Türk Hava Yolları 2'inci, Akbank 3'üncü geldi. İlk 10'daki diğer markalar İş Bankası, Turkcell, Anadolu Efes, Garanti Bankası, Arçelik, Yapı Kredi ve OMW Petrol Ofisi olarak sıralandı.

2010 yılında ilk 100'deki markaların toplam değeri 33 milyar $ iken, 2011 yılında bu rakamın 27 milyar dolara indiğine işaret eden İlgüner,

    "Burada etkenlerden bir tanesi kur farkı. Çünkü Türk Lirası olarak elde ettiğimiz finansal verileri küresel mukayeseler için dolara çevirdiğimizde kaybımız oldu. Bu kayıp sadece kur farkından."

dedi. Önceki araştırmada, değeri 1 milyar $ üzerinde olan marka sayısı 12 iken bu yıl bu sayının 10'a düştüğünü de belirten İlgüner, ilk 100 markanın son 5 yıldaki ortalama değerinin 28 milyar doları aşamadığını belirterek:

    "Bizim 100 markamız, küresel anlamda irice bir markanın değeri kadar"
<(I>
Sektörel değerlendirme olarak bakıldığında, Gıda iş kolunda "Ülker Bisküvi", Gıda Perakende iş kolunda "BİM", İnşaat Malzemeleri/Boya iş kolunda "Eczacıbaşı Yapı", Sigorta sektöründe ise "YKB Sigorta" en değerli marka olarak sıralandı. İlgüner, marka değeri açısından, bankacılık, telekomünikasyon, perakende gibi iş kollarını içeren hizmet sektörünün diğer sektörlere göre daha yüksek değer oluşturduğunu belirtti.

Dış ticaret içerisinde hizmet sektörünün payının çok düşük, sanayi sektörünün payının ise çok yüksek olmasına dikkati çeken İlgüner,

    "Ülkemizin hizmet sektörü çok yüksek değerler üretirken, sanayi sektöründe aynı değerleri göremiyoruz. Ama dış ticaret içerisinde hizmet sektörünün payı çok düşük, sanayi sektörünün çok yüksek. Burada çok önemli bir ikilemle karşı karşıyayız. Ülke, hizmet sektöründe çok değerli markalar oluşturuyor ama bu markalar kendi coğrafyamızın dışında değiller. Ama sanayi sektöründe düşük değerli markalar var ve tüm dış ticaretimiz neredeyse onlarla oluşuyor. Bence karar vericilerin, politika üreticilerin üzerinde düşünmesi gereken bir tablo bu"

dedi. Türkiye'nin ağırlıklı olarak fiziki varlık satmaya uğraştığını vurgulayan İlgüner, şöyle devam etti:

    "Ancak fiziki olmayan varlıkların payı dış satışımız içinde arttıkça bu dengesizlik giderilmiş olacak. Sattığınız şeyin içinde fiziki olan varlığın payı, fiziki olmayan varlığın payından daha büyük olduğu sürece siz hep bir mal satmak ve bu malı üretmek için ister ülkenizden ister dışardan bir takım girdiler temin etmek zorunda kalırsınız. Ama fiziki olmayan varlığın değerini artırdığınız sürece bunu için bir bedel ödemiyorsunuz."

Markanın değeri arttırıldığı sürece daha değerli hale gelen bir satış gelirine sahip olunacağının altını çizen İlgüner, ülke markalarının ticari markaları, ticari markaların da ülke markalarını yücelttiğine dikkati çekti.

İlgüner, Güney Kore'den çarpıcı bir örnek gösterdi :

    Bundan 10 yıl önce Samsung markasını bu kadar değerli hale gelebileceğini hayal etmiyorduk. Çin 25 marka, Brezilya 9 marka, Hindistan 6 marka ve Rusya 8 marka ile Türk markalarının giremediği küresel 500 araştırmalarında yer alıyor. Tek tek markaların Türkiye'de bu ivmeyi göstermesi herhalde biraz zaman alır"

"10 yılda 10 dünya markası" sloganıyla yola çıkan ve dünyada örnek gösterilen Turquality programının da henüz listeye bir dünya markasını sokamadığına işaret eden İlgüner, bu programın Türkiye'nin markalarının değerini yükseltecek şekilde ıslah edilmesinde ve misyonunun yeniden ele alınıp Türkiye çapında bir marka yönetim birimine dönüştürülmesinde yarar olduğunu belirtti.

Türkiye'de marka değerine bakılarak başarı ölçülmesinin henüz yeni olduğunu söyleyen İlgüner,

    "Ticaret hacmi, ciro gibi unsurlar daha ağır basıyor. Cumhuriyet'in 100'üncü yılı için hedefler hala ihracat miktarıyla ilgili. Cumhuriyet'in 100'üncü yılında 2 tane de küresel değerli markamız olacağının söylendiğini duymadım"

dedi. Ülkelerin marka yönetim başarısında 4 kritere dikkati çeken İlgüner, bu kriterleri, ülkenin dış ticaret dengesini koruyacak şekilde içeride yatırımların özendirilmesi ve dışarıdan doğrudan yatırım çekebilmesi, vatandaşlarının tatillerinin ülke içerisinde geçirmesini teşvik edilmesi ve yurt dışından ziyaretçi cezbedilmesi, vatandaşların kendi ülkelerinde üretilen ürünleri kullanmasını teşvik edilmesi ve ülke ürünlerinin yurt dışında başarılı olmasının desteklenmesi ile ülkeden beyin göçünü önleyecek programlar geliştirilmesi ve yurt dışından yetenekli insanların ülkeye yerleşmesinin teşvik edilmesi olarak sıraladı.

İlgüner, dışarıda "Türk misafirperverliği" algısının olduğuna dikkati çekerek bu konuya ağırlık verilebileceğine işaret etti :

    "O zaman konaklama, ağırlama iş kolunda çok başarılı markalar geliştirilebilir ki çok geniş bir iş kolu bu. Orada önemli bir fırsat olduğuna inanıyorum. Rekabetin çok olduğu otomotiv gibi bir alanda ulusal pohpohlanma dışında başka bir şey beklemiyorum açıkçası. Bankalarımızı önemli bir birikme sahip. Bir yayılmacılığın olması lazım artık. Yeni dünyanın yayılmacılığını kendi iş kollarımızla yaratmayı hayal etmek lazım.

İlgüner, araştırma verilerinin yüzde 80-85'inin Kamu Aydınlatma Platformu'ndan temin edildiğini, geriye kalan kısmın ise şirketlerin doğrudan ilettiği verilerden oluştuğunu söyledi.
Yazan: turk-internet.com Haber Merkezi      05 Eylül 2012, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  
Eski Haberlerden Bir Tutam
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz