vBulletin tracker
23 Temmuz 2014, Çarşamba   |   English
Kullanıcı Adı:  Şifre: Kayıt Ol     Şifremi Unuttum
Şirin; Telsim, Vodafone'a Teslim Edilmemelidir
Yazan: Turgay Seçen      24 Mayıs 2006, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
Bağımsız Milletvekili Emin Şirin yaptığı açıklamada Telsim'in Vodafone'a teslim edilmesinin sakıncalarını detaylı bir şekilde anlattı. Bu sakıncalara arasında özellikle "güvenlik kuşkusu" konusuna dikkat çekiliyor.
Telsim'in Vodafone'a devrinin bu hafta içinde yapılması bekleniyor. Piyasalar da bu devri heyecanla bekliyor çünkü satıştan gelecek 4,55 milyar dolar'un son günlerde önemli miktarda yabancı çıkışının görüldüğü sermaye piyasalarında Merkez Bankası müdahalesine ihtiyaç bırakmadan bir rahatlama meydana getireceği düşünülüyor.

Ancak Bağımsız Milletvekili Emin Şirin yaptığı açıklamada Telsim'in Vodafone'a teslim edilmesinin sakıncalı olduğunu bildirdi. Şirin'in açıklaması şu şekilde;

    TELSİM NEDEN VODAFONE’A DEVREDİLMEMELİDİR

    TMSF yarın, 25.05.2006 tarihinde yapacağı bir basın toplantısı ile hem batırılan Telsim’in ne kadar başarılı (!) olduğunu anlatacak, hem de Telsim varlıklarının Vodafone’a devrinin gelecek hafta içinde bitebileceğini açıklayacakmış.

    3.5 katrilyon zarar gösteren bilançoda, 2005 senesinin işletme zararı olan 400 milyon doların üzerindeki kısmı nasıl izah edecekler bakalım?

    Sayın Ertürk’ün ve TMSF Yönetim Kurulu’nun ileride kesinlikle hukuki sonuçlar doğurabilecek bu kararlarını gözden geçirmelerini gerektirebilecek geçerli sebepleri aşağıda sıralıyorum.

    Pek tabii, bugüne kadar yol göstermek için sorduğum sorular, yaptığım tavsiyeler bir kulaklarından girdi, bir kulaklarından çıktı. Bilakis, doğruları söylediğim için bana düşman oldular. Bana, ‘Uzan’ın adamı” filan diyecekler; zarar yok. Ben, konuları yakından takip eden bir milletvekili olarak ve bir milletvekili mesuliyeti içinde, onlara kendi mesuliyetlerini hatırlatarak tarihe not düşüyorum. Nasılsa bir gün hesap verecekler.

    1. GÜVENLİK SEBEPLERİ:

      Sayın Ertürk, Nazlı Ilıcak’ın Televizyon programında ekonomide ulusalcılığa inanmadığını, hatta ulusalcılığın yasaklanmasını gerektiğini belirtti. Telsim’i alacak yabancı ortakların da bir risk teşkil etmedikleri konusunda görüş belirtti. “Bence ulusalcılık yasaklanmalı, yabancı satış konusunda hiçbir endişe taşımıyorum” demiş olmasına rağmen, bu görüşlerin şahsi görüşü olduğu ve yetkili makamlardan alınacak görüşlerle değiştirilebileceği ve bu değişikliğin kamuoyuna rahatlıkla anlatılabileceği ortadadır. Türkiye’nin güvenlikten sorumlu kurum ve kuruluşlarının bu konuda görüşleri farklıdır. Sayın Ertürk, kanunen bir mecburiyeti olmamasına rağmen eğer pazartesi ivedi kaydıyla Başbakanlık, MGK Genel Sekreterliği, MİT Müsteşarlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’na bir yazı yazıp güvenlik konusundaki görüşlerini alırsa, ilgili kurum ve kuruluşların kendisine destek olacak görüşlerini anlamış olacaktır. TMSF’nin, Telsim varlıklarını satış ihalesinden sonra ortaya Vodafone’un Yunanistan meselesi çıkmıştır. Konu, inanılmaz boyutlarda bir casusluktur. Böyle bir hadisenin ihaleden sonra ortaya çıkması Ahmet Ertürk’e şahsi fikirlerini beyan etmekten ziyade ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini isteme mükellefiyetini getirir. Mükellefiyet, kanunen olmasa bile kamu yararı açısından ortadadır. Hiçbir kurumdan görüş almasa bile bir devlet kurumunun başındaki bir kimse telekomünikasyondaki en önemli varlıklardan birini casusluğu tescilli Vodafone’a nasıl bir devir yaptırır?

      Bayındırbank’tan Motorola borçlarının ödenmesi içen Telsim kağıtlarını satın alırken ve 950 milyon dolarlık kredilendirme operasyonunu yaparken kanunları hiçe sayan ve kamu yararından bahseden Ahmet Ertürk’ün, Motorola’ya karşı kamu yararı düşüncesiyle hareket ettiği göz önüne alınırsa Türkiye’nin güvenliği açısından kamu yararını düşünmesi elzemdir.

      Açık söyleyeyim, aksi bir hareket affedilemez.

      Yunanistan’ın yanı sıra Amerika’da ortaya çıkan telekulak skandalı da endişeleri kuvvetlendirmektedir.

      İkinci bir güvenlik sorunu Oksijen’in satılmasıyla ortaya çıkacaktır. Oksijen’i alacak yabancı firma Telsim yazılımlarına müdahale etmek imkanlarına kavuşabilecektir.

    2. HUKUKİ SEBEPLER:

      A) Telsim’e ve diğer varlıklara el konulmasını temin eden başta 5020 sayılı kanun olmak üzere, benzeri bütün kanunlar Anaya Mahkemesi’nin önündedir. Bu kanunların iptali ile Süzer-Kentbank’a benzer bir durum ortaya çıkabilecek yine Türkiye’deki kanunlar çerçevesinde TMSF’nin Uzanlar’a asgari varlıkların satış bedeli artı faizi kadar bir tazminat ödemesi durumu ortaya çıkacaktır. Varlıkların satış bedelleri ile Uzanlar’ın borcu kapanmış olacağından tazminatlar Uzanlar’a fiili geri iade olacaktır.

      B) Telsim’in yabancı ortakları vardır. Bu yabancı ortaklar çok yakın bir gelecekte ICSID’de dava açacaklardır.

      C) Rosamara meselesi Türk kanunlarına göre varlık devrini temin etmekle beraber uluslar arası hukukun durumu farklıdır. Kıbrıs Mahkemesi’nin aldığı karar varlıkların satışına ve devrine tedbir koymuştur. Ve tedbire uymayanların tevkif edilebileceğini belirtmiştir. Bu karar AB ülkelerinde tenfiz edilme ihtiyacı bile olmadan sadece kaydettirilerek geçerli hale gelecek daha evvel Korgeneral Hasan Kondakçı örneğinde olduğu gibi başta Ahmet Ertürk olmak üzere TMSF ve Telsim yetkilileri kırmızı bültenle aranacaklar, Avrupa’da tevkif edildikleri takdirde de Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne hapse yollanacaklardır.

      D) BDDK’nın Bayındırbank’ın verdiği kredi konusunda kestiği 3 trilyonluk ceza için TMSF Yönetim Kurulu’na şahsen rücu edilecektir.

      E) İhale şartnamesinde eksiklik mevcuttur. Kontörlü telefonları yani IN platformları şartnamede açıkça belirtilmemiştir. Vodafone konuyu bilmekte sessizce halletmeye çalışmaktadır. Ancak Oksijen’in devrinden sonra da Telsim’in hissedarlarının açacağı tespit davalarıyla birlikte durum ortaya çıkacak ve TMSF yaptığı hukuki hatalar dolayısıyla çok büyük tazminat talepleri ve yöneticilerinin şahsi mesuliyet mahkumiyetleriyle karşılaşacaktır. Bu davalar muhtemelen Türk mahkemelerinde değil yabancı ortaklar tarafından yurtdışı mahkemelerde açılacak, tazminat ve cezalar daha ağır olabilecektir.


      F) TMSF’nin Vodafone yetkilileriyle de açıkça konuşup tuzağa düşmemelerinde fayda vardır. Zira Vodafone, gerek ihale şartnamesindeki eksiklik, gerek Rosamara davasındaki tedbirin varlıkların devrinde daha doğrusu devralınmasında kendilerini sıkıntıya sokacağını bilmekte bütün bu sıkıntılara karşı da TMSF’ye karşı rücu etmeye hazırlanmaktadır.

      G) Telsim’in bilançosundaki 3.5 katrilyon zarar ve bu senenin ilk yarısındaki zararlar hakkında yerli ve yabancı hissedarlar Telsim ve TMSF yönetimine dava açacaklardır. Muhtemelen bazı davalar da açılmıştır ve davalar ancak eski sahibe devir kaydıyla ortadan kalkabilir.

      H) Uzan, Telsim hisselerinin bir kısmını RICO davası sebebiyle New York’taki mahkemeye devretmiştir. Mahkeme henüz bir karar vermemiştir. Varlıkları da ihtiva eden bu devir hakkında mahkeme bir karar verdiğinde ortaya yeni bir hukuki komplikasyon çıkacaktır.

    3. MALİ SEBEPLER:

      A) Telsim varlıklarının satış ihalesinden sonra Telsim’in sene sonu bilançosu ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu bilançoda 3.5 katrilyon zarar vardır. Zararlı bu bilanço dikkate alındığında, varlıkların şirket bilançosundan ayrılmadan satılması, bilançodaki zararın meydana çıkartacağı 1,5 milyar dolara yakın vergi avantajı dolayısıyla Telsim’in değerini asgari 1-1.5 milyar dolar artıracaktır. Şimdi bugünkü durumda bilançonun varlıklardan ayrılarak sadece varlıkların satılması, tafsilatı azamileştirmeye çalışan TMSF açısından izah edilebilir bir durum değildir.

      B) Mali açıdan en önemli husus ve TMSF’nin Telsim’i Uzanlar’a geri iade etmesindeki en geçerli sebep; Telsim’in daha bir müddet Uzanlar tarafından işletilmediği ve kar ettirilmediği takdirde toplam kamu borçlarının karşılanmayacağı hususudur. Satış bir kere yapılıp bittikten sonra Telsim’in Uzan borçları için yeni nakit doğurması hukuken mümkün değildir. Halbuki Aksoy örneğinde olduğu gibi TMSF kontrolünde olmak kaydıyla eski sahibi tarafından işletilecek Telsim, Erol Aksoy’un anlaşma süresine benzer bir süre zarfında varlıklarının satış bedelinden çok daha fazla nakit yaratacak ve kamuya daha fazla para ödeyecektir.

    Her türlü mali ve hukuki sebepleri çok ciddiye almak gerektiği ortada olsa bile sadece güvenlik meselesi Telsim’in Vodafone’a satılmamasını gerektirmektedir.

    Anlaşılan bu Hükümet ve TMSF için Uzan’ı linç etme psikolojisi ve bunun yanı sıra bazı özel sözler ve anlaşmalar ülkenin güvenliğinden önde geliyor.

Telsim'in Vodafone'a Devredilmesi için TK Onayı Bekleniyor

Telekomünikasyon Başkanı Tayfun Acarer, geçtiğimiz hafta Vodafone sözleşmesinin Danıştay'dan geldiği bilgisini vermiş ve devir sözleşmesi ile ilgili sürecin bu hafta netleşeceğini söylemişti. Acarer konuyla ilgili olarak şöyle demişti;

    Satış sözleşmesi ile ilgili bir olağanüstülük yok. Bizim tarafımızdan inceleme sürüyor. Şimdiye kadar yapılan incelemelerde herhangi bir sorunla karşılaşılmadı. Danıştay tarafında da bir sorun yok. Önümüzdeki hafta sonu veya önümüzdeki hafta onayla ilgili kararımızı netleştireceğiz.
Yazan: Turgay Seçen      24 Mayıs 2006, Çarşamba      Sayfayı Yazdır         Tavsiye Et Paylaş
  Bu Kategorideki Son 10 Yazı

  Yorumlar

Bu yazıya hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.



Yorum yazabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.
Yukarıdaki giriş panelinden giriş yaptıktan sonra yorum yazabilirsiniz